İslam âlemi, iki cihan güneşi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicretinin 1447’nci yıldönümünü kutluyor.
Muharrem ayının başladığını bildiren hilal, 26 Haziran Perşembe günü yani bu akşam ilk olarak Asya kıtasının güneyinden, ardından Avrupa ve Afrika’nın büyük bölümünden gözlemlenecek ve Muharrem ayı ile birlikte Hicrî 1447 yılına girilecek.
Kur’an-ı Kerim’de kıymet verilen dört aydan biri olan Muharrem, aynı zamanda “haram ayların” da ilki. Bu ayda dua, tövbe ve ibadetlerin kabulüne dair ayet ve hadislerle gelen önemli işaretler bulunuyor. Hadis-i şeriflerde “Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur” buyruluyor.
Muharremde oruç tutulup aşure pişirilerek dağıtılması ve Kerbela’da Hazreti Muhammed’in torunu Hazreti Hüseyin ile şehit olanların yad edilmesi, İslam toplumlarının önemli gelenekleri arasında yer alıyor.
10 MUHARREM AŞURE GÜNÜ
Aşure günü olarak anılan 10 Muharrem ise bu yıl 5 Temmuz Cumartesi günü idrak edilecek. Aşure dağıtımı, oruç ibadeti ve Kerbela şehitlerini anma, Muharrem ayında Müslüman toplumların sürdürdüğü önemli geleneklerden biri olmaya devam ediyor.
İslam tarihinde birçok hadisenin aşure gününde meydana gelmesi bu günü daha faziletli bir hale getiriyor. Allah Teâlâ’nın birçok duayı aşure gününde kabul ettiği belirtiliyor. Hazret-i Âdem’in tövbesinin kabul olması, Hazret-i Nuh’un tufandan kurtulması, Hazret-i Yunus’un balığın karnından çıkması, Hazret-i İbrahim’in ateşte yanmaması, Hazret-i İdris’in canlı olarak göğe çıkarılması, Hazret-i Yakub’un oğlu Hazret-i Yusuf’a kavuşması, Hazret-i Yusuf’un kuyudan çıkması, Hazret-i Eyyüb’ün hastalıktan kurtulması, Hazret-i Musa’nın Kızıldeniz’i geçmesi, Hazret-i İsa’nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü oldu.
“HİCRİ YIL, LENİDEN DİRİLİŞE VESİLE OLMALI”
İlahiyatçı Dr. M. Şerafettin Kalay, yeni yılın İslam dünyası için bir muhasebe vesilesi olması gerektiğini belirterek, “Kaybettiğimiz asıl şey iman kardeşliğidir. İslam âlemi kardeşliği tesis etseydi, bugün yaşadığımız acılar olmazdı” dedi.
Kalay, yeni yılın Gazze, Suriye, Afganistan ve Bosna’daki mazlum halklar için bir uyanış vesilesi olmasını temenni etti.
“HİCRET ADALETSİZLİĞE, BASKIYA VE ZULME KARŞI DİRENİŞTİR”
İlahiyatçı Dr. Şaban Kondi de Hicrî yılın, tarihsel bir olaydan çok daha fazlasını temsil ettiğini belirtti:
“Hicret; adaletsizliğe, baskıya ve zulme karşı imanla direnişin adıdır. Bu sadece coğrafi bir göç değil, hakikate, kardeşliğe ve Allah’ın rızasına doğru yapılan bir yürüyüştür. Bugün Gazze’de yaşananlar, İslam ümmetinin parçalanmışlığının bir sonucudur. Hicretin çağlar üstü mesajı, birlik ruhunun yeniden inşa edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.”
Kondi, Hicrî takvimin başlangıcına vesile olan hicretin, sadece Hz. Muhammed’in yolculuğu değil, bütün peygamberlerin ortak kaderi olduğunu belirterek, “Hicret; Hz. Nuh’un gemiye çağrısıdır, Hz. İbrahim’in teslimiyetidir, Hz. Yusuf’un iffetli direnişidir” dedi.







