İEÜ Medical Point Hastanesi, 2016 yılından beri kanser tedavisinde umut ışığı olan kemosatürasyon yöntemini başarıyla uygulayarak, Avrupa Birliği dışındaki ilk sertifikalı merkez olma unvanını elinde bulunduruyor. Bu özel tedavi, özellikle göz melanomu kaynaklı karaciğer metastazlarında hayati bir rol oynarken, multidisipliner ekip çalışmasının bu tedavinin başarısındaki kritik önemi bir kez daha vurgulanıyor.

KEMOSATÜRASYON: UMUT OLMAYAN DURUMLARDA SON ÇARE
Girişimsel onkolojinin en seçkin tekniklerinden biri olan kemosatürasyon, dünyada onaylı tek tedavisi bulunan üveal malin melanomun (göz kanseri) karaciğer metastazlarında büyük önem taşıyor. İEÜ Medical Point Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağatay Arslan, bu yöntemin, tıbbi çıkmaza girilen ve alternatif tedavi seçeneklerinin tükendiği durumlarda devreye girdiğini ve uzun yıllardır başarıyla uygulandığını belirtti. Şu anda Avrupa, ABD ve Türkiye'de üç merkezde klinik araştırmaları süren kemosatürasyonun Türkiye koordinatörlüğünü de İEÜ Medical Point Hastanesi yürütüyor.

BAŞARININ SIRRI EKİP ÇALIŞMASINDA GİZLİ
Bu denli özel bir tedavinin tek bir hekimin kararıyla uygulanmasının mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Arslan, İEÜ Medical Point Hastanesi bünyesinde bu alana adanmış uzman bir ekibin bir arada çalıştığının altını çizdi. Girişimsel Radyoloji, Genel Anestezi, Tıbbi Onkoloji uzmanları ve Perfüzyonistlerden oluşan bu güçlü multidisipliner konsey, her vakayı titizlikle tartışarak hastaya özel tedavi kararlarını alıyor. Uygulama sonrası yan etki takibi de büyük bir özenle yapılıyor ve tüm süreç ekip tarafından anlık olarak izleniyor. Prof. Dr. Arslan, gelecekte kolon ve rektum kanseri gibi karaciğer metastazı görülen diğer kanser türlerinde de kemosatürasyonun önemli bir tedavi seçeneği olacağına dair klinik araştırmaların devam ettiğini ekledi.







