Karabük Üniversitesi Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi'nin ev sahipliği yaptığı "Medya ve Etik Çalıştayı", akademisyenleri, medya profesyonellerini ve öğrencileri bir araya getirerek güncel iletişim sorunlarını masaya yatırdı. Çalıştayda, medyanın etik sorumlulukları, dezenformasyonla mücadele yöntemleri, doğru habercilik ilkeleri, yerel medyanın karşılaştığı zorluklar ve yapay zeka çağında gazeteciliğin geleceği gibi kritik konular derinlemesine ele alındı. "İletişimde Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde düzenlenen etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı, ardından Karabük Üniversitesi'nin tanıtım filmleri gösterildi. Açılış konuşmalarının ardından başlayan oturumlar, gün boyu sürerek değişen medya düzeninde etik ilkelerin geleceğini irdeledi.

HAKİKATİN KORUNMASI ARTIK BİR ZORUNLULUK HALİNE GELDİ
Çalıştayda konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, medyanın günümüz dünyasındaki gücüne dikkat çekerek, hakikatin muhafaza edilmesi ve etik değerlere bağlı bir gazetecilik anlayışının her zamankinden daha elzem olduğunu vurguladı. Kırışık, çeşitli çatışma ve toplumsal olaylarda gerçeğin nasıl çarpıtılabildiğini örneklerle açıklayarak, "Ülkemizin yürüttüğü olumlu çalışmaların, psikolojik savaş taktikleriyle medya operasyonları aracılığıyla etkisiz hale getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. İftira, yalan ve itibar suikastı gibi yöntemlerle toplumların doğru karar alma yetisi hedef alınabiliyor. Bu nedenle, hakikatin korunması artık bir tercih değil, bir zorunluluktur," dedi. Sosyal medya ve yapay zekanın dezenformasyon riskini artırdığını belirten Kırışık, etik ilkelerin belirlenmesi, medya okuryazarlığının geliştirilmesi ve eleştirel düşüncenin yaygınlaştırılmasının altını çizdi. Ayrıca, doğruyu, iyiyi ve hakikati temel alan yeni bir medya düzeninin inşa edilmesi gerektiğine işaret ederek, çalıştay sonunda ortaya çıkacak raporun yol gösterici olacağını belirtti.

ANA AKIM MEDYA HALA EN GÜVENİLİR KAYNAK
Gazeteci Ekrem Kızıltaş, Türkiye'de medya ve etik konusunun öneminin giderek arttığını belirterek, medyanın toplumda farkındalık yaratmadaki rolünü vurguladı. Sosyal medyayı "kontrolsüz bir orman"a benzeten Kızıltaş, bu platformlarda propaganda ve manipülasyonun yoğunlaştığını, buna rağmen ana akım medyanın hala en güvenilir bilgi kaynağı olma özelliğini sürdürdüğünü ifade etti. Dijital mecralardaki hızlı gelişmelerin düzenleme ihtiyacını doğurduğunu ve etik gazeteciliğin korunmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

YANLIŞ HABERLERİN YAYILMA HIZI VE İNANDIRICILIĞI ŞOK EDİCİ
RTÜK Başkanvekili Dr. Deniz Güçer, dijital çağda medyanın sadece bilgi aktaran bir araç olmadığını, aynı zamanda toplumsal algıyı ve değerleri şekillendiren güçlü bir alan olduğunu dile getirdi. Etik ilkelerin mesleki sınırların ötesinde vicdani ve kamusal sorumlulukları da kapsadığını belirten Güçer, dezenformasyon, manipülasyon ve yapay zeka destekli içeriklerin yeni sorumluluklar getirdiğini vurguladı. Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen ise, doğrulanmamış haberlerin bireyler ve toplum üzerinde yıkıcı etkileri olabileceğine dikkat çekerek, "Bir tek yalan haber bir insanın hayatını karartabilir. Maalesef, özellikle sahte ve yalan haberlerin yayılma hızı %70 daha fazla, inandırıcılığı ise 6 kat daha fazla. İnsanlar doğru habere inanmaktan daha çok, altı kat daha fazla yalan habere inanabiliyorlar. Bu kanıtlanmış bir gerçeklik," dedi. Sözen, dezenformasyonun siyasi, ekonomik ve psikolojik hedeflerle üretilebildiğini, özellikle afet dönemlerinde ve sosyal medyada yanlış bilginin ciddi sonuçlar doğurabildiğini ekledi. Yapay zeka ve algoritmalar gibi yeni dijital risklere karşı medya okuryazarlığının önemine de değinildi. Çalıştay sonunda, medya etiği, doğrulama mekanizmaları ve dijital çağda habercilik konularını ele alan bir sonuç raporu hazırlanacağı bildirildi.







