Milli Savunma Bakanlığı, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden her türlü hasmane tutuma karşı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) en sert cevabı verme gücüne ve kararlılığına sahip olduğunu bir kez daha vurguladı. Bu açıklama, son dönemde Doğu Akdeniz'deki gerilimi artırmaya yönelik provokatif adımlar ve anlaşmalar karşısında net bir duruş sergileme amacı taşıyor.

DENİZKURDU-II TATBİKATI VE YERLİ SAVUNMA SANAYİİ
Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, bu kez Antalya Körfezi'nde TCG Anadolu gemisi ev sahipliğinde gerçekleşti. Denizkurdu-II Tatbikatı kapsamında icra edilen hazırlık eğitimleri, fiili atışlar ve lojistik entegrasyon faaliyetleri hakkında bilgi verildi. Tatbikata Deniz, Kara ve Hava Kuvvetleri ile Özel Kuvvetler, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan toplamda 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personel katıldı. Toplantıda ayrıca, milli üretim 'AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu' ve 'Atmaca Güdümlü Mermisi' gibi yerli savunma sanayii ürünlerinin başarıyla atışlarının gerçekleştirileceği duyuruldu.
HUDUT GÜVENLİĞİ VE BÖLGESEL İSTİKRAR
Toplantıda, TSK'nın terörle mücadeledeki kararlılığı da gözler önüne serildi. Son bir haftada 4 PKK'lı teröristin daha teslim olduğu belirtilirken, harekât bölgelerindeki mayın ve el yapımı patlayıcı tespit/imha çalışmalarının sürdüğü aktarıldı. Hudut güvenliğinin en üst seviyede tesis edildiği vurgulanarak, bu yıl içerisinde yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalanan ve engellenen kişi sayısının 36 bin 193'e ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Bakanlık, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkı sunmaya devam ettiklerini belirterek, Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler Uygulama Planı kapsamında da temasların süreceğini ifade etti. Öte yandan, İran ile ABD arasındaki çatışmaların tekrar başlamasından duyulan endişe dile getirilirken, tüm tarafların itidalli davranması ve diplomatik çözüm yollarına öncelik vermesi gerektiği vurgulandı. İsrail'in bölgedeki istikrarsızlık kaynağı olduğu ve uluslararası toplumun daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği de belirtildi.
KIBRIS'TA PROVOKASYONA SERT TEPKİ
Milli Savunma Bakanlığı, Kıbrıs'ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması'na sert tepki gösterdi. Bu anlaşmanın 1960 Kıbrıs Antlaşmaları'na ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirten Bakanlık, Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan bu tür adımların Ada'nın güneyi için tehlikeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Türkiye ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir askerî ittifakın başarı şansının bulunmadığını hatırlatan Bakanlık, garantör ülke olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerini korumaya ve güvenliğini sağlamaya devam edeceklerini yineledi. Ayrıca, Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, Yunanistan ve GKRY'nin KKTC hava sahasını ihlal eden faaliyetlerine dikkat çekildi ve bu tür provokatif girişimlerin kabul edilemez olduğu vurgulandı.








