Kızılören'de asırlık lezzet yolculuğu başladı! Tuluk peynirleri mağaraya emanet edildi

YEREL Yayınlanma : 27 Temmuz 2026 12:15 Düzenleme : 27 Temmuz 2026 12:20
Kızılören'de asırlık lezzet yolculuğu başladı! Tuluk peynirleri mağaraya emanet edildi
Meram'ın Kızılören Mahallesi'nde yüzyıllardır sürdürülen tuluk peyniri geleneği bu yıl da yaşatılıyor. Aylarca doğal mağaralarda olgunlaşacak peynirler, ekim sonunda düzenlenecek şenlikle gün yüzüne çıkarılacak.

Konya'nın Meram ilçesine bağlı Kızılören Mahallesi'nde yüzyıllardır sürdürülen tuluk peyniri geleneği bu yıl da aynı heyecanla devam ediyor.

Doğal mağaralarda hiçbir katkı maddesi kullanılmadan aylarca olgunlaştırılan tuluk peynirleri, Anadolu'nun köklü üretim kültürünü geleceğe taşımayı sürdürüyor.

Bölgenin doğal serinliği ve nem oranıyla öne çıkan mağaralar, yaz aylarında hazırlanan tuluk peynirlerine bir kez daha ev sahipliği yapmaya başladı.

MERAM BELEDİYESİNİN PEYNİRLERİ DE MAĞARAYA YERLEŞTİRİLDİ

Haziran ve temmuz aylarında başlayan üretim sürecinin ardından büyük emekle hazırlanan peynirler, yaklaşık dört ila beş ay boyunca doğal mağaralarda bekletiliyor.

Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan tamamen doğanın sunduğu koşullarda olgunlaşan peynirler, ekim ayının sonunda yeniden gün yüzüne çıkarılıyor.

Meram Belediyesi de bu yıl düzenlenecek Mağaradan Peynir Çıkarma Şenliği kapsamında vatandaşlara ikram edilmek üzere hazırlattığı tuluk peynirlerini Kızılören'deki mağaralara yerleştirdi.

SABIRLA OLGUNLAŞAN LEZZET

Kızılören'de tuluk peyniri üretimi, nesilden nesile aktarılan önemli bir yaşam kültürü olarak varlığını sürdürüyor.

Köylü kadınlar sabahın ilk saatlerinde başlayan üretim sürecinde sütü işleyerek günler süren emeğin ardından peynirleri tuluklara dolduruyor.

Yıllardır bu işi yapan Miyase Koyuncu, üretim sürecini şu sözlerle anlattı:

"Sütün yağı ayrılır. Sonra ısıtır, makineden çekeriz. Kaymağı ayrıldıktan sonra peynir mayasını çalarız. Kaynatırız. Süzgeçlere dökeriz. Suyunu taşla bastırarak çıkarırız.

Sonra tuluğa basıp mağaralara koyarız. Ekim sonunda ya da kasım başında çıkarılır. Mağarada kalınca tadı yerine geliyor."

TULUĞUN SIRRI MAĞARANIN DOĞAL İKLİMİNDE SAKLI

Kızılören tuluk peynirini farklı kılan en önemli özelliklerden biri de üretiminde kullanılan doğal yöntemler.

Keçi ya da koyun derisinden hazırlanan tuluklar peynirin nefes almasını sağlarken, mağaraların yıl boyunca koruduğu doğal sıcaklık ve nem dengesi ürüne kendine özgü aromasını kazandırıyor.

Mahalle sakinlerinden Ahmet Koyuncu da geleneğin önemini şu sözlerle anlattı:

"Tuluk deri olduğu için peynir daha korunaklı oluyor. Daha sağlıklı oluyor ve ayrı bir aroma veriyor. Bu gelenek bizim dedelerimizden beri devam ediyor. Her yıl yaz aylarında peynirler mağaraya konur.

Çevre köylerden gelip tuluklarını mağaraya koyanlarda olur. Dört beş ay sonra herkes gelip peynirini alır. Yaz boyunca mağarada bekleyen peynirler, kışın sofralarımızı süsler."

BAŞKAN KAVUŞ: "PEYNİR ÇIKARMA ŞENLİĞİNE HEYECANLA HAZIRLANIYORUZ"

Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, etkinliğin yalnızca peynir üretim süreci olmadığını, aynı zamanda önemli bir kültürel mirasın yaşatılması anlamına geldiğini belirtti.

Kavuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kızılören'de ekim ayının sonu yaklaştığında mağaranın önünde yıllardır aynı heyecan yaşanıyor. Aylar önce bırakılan tuluklar tek tek çıkarılıyor. Her aile kendi peynirini teslim alırken mahallede adeta bayram havası oluşuyor.

Geçtiğimiz yıl Meram Belediyesinin öncülüğünde yeniden canlandırılan Mağaradan Peynir Çıkarma Şenliği, bu yıl da aynı coşkuya hazırlanıyor. Bugün mağaraya yerleştirilen belediyeye ait tuluk peynirleri de ekim ayının sonunda düzenlenecek şenlikte çıkarılarak vatandaşlara ikram edilecek.”

"MAĞARALARIN KAPISI AÇILDIĞINDA BİR KÜLTÜR YENİDEN DOĞUYOR"

Başkan Kavuş, tuluk peynirinin sadece bir gıda ürünü olmadığını, Anadolu'nun üretim kültürünü ve emeğini temsil ettiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bu etkinliğin içinde alın teri var. Yaylalarda otlayan sürülerin bereketi var. Anaların sabahın erken saatlerinde başlayan emeği var. Ecdadımızın yüz yıllardır sürdürdüğü üretim kültürü var. Ve en önemlisi; zamana meydan okuyan, yüzyıllardır hiç bozulmadan bugüne ulaşan Anadolu irfanı var.

Şimdi o tuluklar yine sessiz mağaranın serinliğinde aylarca bekleyecek. Doğa, zaman ve sabır el ele verecek. Ekim ayının sonunda mağaranın kapıları yeniden açıldığında ise yalnızca peynirler değil, yüzlerce yıllık bir kültür de her yıl yeniden gün yüzüne çıkıyor.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.