Bu efsaneler Obruk’un oluşmasını mitolojik olarak açıklıyor.
OBRUK OLUŞUMUNUN MİTOLOJİK ANLATIYOR
Konya Büyükşehir Belediyesi'nin 'Konya Ansiklopedisi'nde Çumra ile ilgili ayrılan bölümde bu efsaneye yer veriliyor. Çumra'nın Apa Kasabasında 1997 yılında Mustafa Durdu tarafından belde sakinlerinden Sevim Çetin’den derlenen efsane duyanları hayrete düşürüyor. Efsane, Apa’da bulunan Obruk’un oluşmasını mitolojik olarak açıklıyor.

İŞTE ANLATILAN EFSANE
Anlatılan efsaneye göre vaktiyle, Apa Kasabasının yakınında Obruk diye bir mahalle varmış. Bir gün, bu mahallede bir haneye Hızır Dede gelmiş. Bir hanenin kapısını çalmış: “Ev sahibi, ev sahibi! Bana bir parça yiyecek bir şeyler verin, bana bir hayrınız yok mu?” demiş.
Hane sahibi gelinin de beşiğinde çocuğu varmış. Çocuğum ağlayacak diye kalkmış, hocaya bir şey vermemiş.
Dede’ye “Verecek bir şeyim yok!” demiş. Hızır Dede de “Yok mu gızım?” diye tekrar sormuş. Gelin tekrar yok deyince Hızır Dede: “İnşallah, yağ ola goyulasın, obruk ola oyulasın Suyun içilsin de, balığın yenilmesin!” demiş.
Dede bu sözleri söyler söylemez kaybolmuş. O mahalle de aynı anda obruk olmuş oyulmuş. Şimdi hâla oranın balığı yenmez. Derde derman olarak vücudunda bir kaşıntısı olanlara şifa olsun diye o sudan içirilir. Hâlâ Perşembe geceleri, o Obruk’un yerinden gelinin beşik sesi ile ninni sesleri duyulur:

“Beğ babası gelir Şam’dan,
Bebeğin beşiği çamdan,
Yuvarlandı düşdü damdan,
Beğ babası gelir Şam’dan,
Nenni yavrum, nenni guzum,
Gapıya gelen Hızır’ımış da,
Biz bilemez imişiz,
Biz bu bedduaya nasıl uğramışız?
Nenni dudum, nenni guzum…”








