Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Konya Şubesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Mekke’nin Fethi Programı, bu yıl da coşkuyla gerçekleştirildi. Selçuklu Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirilen programda, “Mekke, İstanbul şimdi sıra Roma'da” sloganları atıldı.
Program, mehter takımının coşkulu marşlarıyla başladı. Daha sonra Türkiye 1’incisi Hafız Abdullah Altın tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. Fetih ruhunun hissedildiği geceye siyasetçilerin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ayrıca Ezgi Sanatçısı Kemal Faruk sahne alırken, sinevizyon gösterimleri de geceye damga vurdu.

KARA: YILIN SON GÜNÜNDE DİRİLİŞİN EŞİĞİNDEYİZ
AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, programda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin her bir tarafında gerçekleştirilen bu programı Konya’da düzenlemekten onur duyduklarını söyledi.
Kara, “Burada imanı, iradeyi ve istikameti kuşandık. Çünkü biliyoruz ki zulüm varsa direniş de vardır. Umutsuzluk dayatılıyorsa ümidi haykıranlar vardır.
Takvimler değişebilir, bizim mücadelemiz ve davamız bitmez. Yılın son gecesinde yeni bir dirilişin eşiğindeyiz. Bu salonda yükselen ses burada kalmayacak, gönüllere, sokaklara ve yarınlara taşınacak” diye konuştu.

BEKİROĞLU: FİL HADİSESİ MEKKE’NİN FETHİNİ MÜJDELER
Geceye konuşmacı olarak katılan İlahiyatçı Doç. Dr. Harun Bekiroğlu ise Hazreti Peygamber’in Mekke’nin fethi üzerinden İslam tarihinin temel kırılma noktalarını değerlendirdi.
Mekke’nin hiçbir zaman önemsiz bir şehir olmadığını belirten Bekiroğlu, Roma ve Pers imparatorluklarının bölgedeki gelişmelerden haberdar olduğunu ifade etti.
Fil Suresi’nin doğru okunması gerektiğini vurgulayan Bekiroğlu, Fil hadisesinin, Mekke’nin ileride Allah’ın izniyle Hazreti Muhammed’e (sav) teslim edileceğinin ilahi bir işareti olduğunu ifade etti.
Mekke’nin fethinin, Peygamber Efendimizin peygamberliğini ortaya koyan en büyük mucizelerden biri olduğunu dile getiren Doç. Dr. Harun Bekiroğlu, fetih öncesi iman edenlerle fetih sonrası iman edenler arasındaki farkın Kur’an-ı Kerim’de açıkça ortaya konulduğunu hatırlattı.
Kureyş’in tarihsel konumuna da değinen Bekiroğlu, Mekke’nin fethiyle birlikte üstünlüğün kabileden ziyade Kur’an’a ve adalete dayandığını belirtti.

“GAZZE VE KUDÜS’TE YAŞANANLAR İLAHİ BİR MÜJDENİN YANSIMASIDIR”
Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya özel vurgu yapan Bekiroğlu, Peygamber Efendimizin hadislerinde kıyamete kadar hakkı savunacak bir topluluğun Mescid-i Aksa çevresinde bulunacağının müjdelendiğini aktararak, Gazze ve Kudüs’te yaşananların bu ilahi müjdenin bir yansıması olduğunu ifade etti. Müslümanlara bulundukları her yerde ihlas ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri çağrısında bulundu.
Programın sonunda Siyer-i Nebi yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi. Coşku ve heyecanın hâkim olduğu program, Mekke’nin fethi ruhunun diri tutulması ve Kudüs bilincinin kuşaktan kuşağa aktarılması gerektiği mesajlarıyla sona erdi.








