Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda hububat hasadı sürüyor. Arpa hasadının ardından buğday hasadına geçilen ovada, kış aylarında yeterli yağışın alınamaması ve iklim şartlarının kurak gitmesi nedeniyle rekoltede ciddi kayıplar yaşanıyor.
Yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olan Konya’da, özellikle kıraç alanlarda büyük verim düşüşleri meydana geldi. Konya Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Burak Kırkgöz, buğday hasadının devam ettiğini ancak rekoltenin oldukça düşük seviyelerde olduğunu belirtti.
Kırkgöz, “Kıraç alanlarda 100 kilolar, dağ altlarında 75 kilolara kadar düşen verimler var. Hatta hiç biçer girmeyen tarlalarımız da mevcut. Uzun yıllar ortalaması Konya yöresinde 2 milyon 200 bin ton olan buğdayımız, bu yıl 1 milyon 800 bin - 1 milyon 700 bin ton civarında. Rekolte kaybı yaşayacağımızı düşünüyoruz.
Arpalarda da 1 milyon 100 bin - 1 milyon 200 bin ton olan ortalama rekoltemizin bu sene 800 bin tonlara kadar düşeceğini tahmin ediyoruz. İklimin aşırı kurak gitmesi, kış yağışlarını alamamamız, özellikle yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımızda azalmanın yanında hububat alanlarında da ciddi anlamda rekolte kayıplarına neden oldu” dedi.
Nisan ve mayıs aylarında düşen yağışların yeterli ve dengeli olmadığını vurgulayan Kırkgöz, buna rağmen bölgedeki çiftçilerin gıda arzını sağlayabilmek için büyük çaba sarf ettiğini ifade etti.
“Havaların aşırı sıcak gitmesi, mevsim normallerinin uzun yılların ortalamasına göre üzerinde olması, özellikle yeşil mahsul dediğimiz sulu alanlarda ekilen pancar, ayçiçeği, mısır gibi ürünlerimizde de birtakım streslere yol açmakta. Çiftçilerimiz sulamalarını yapıyor, tabii yağışların azalmasıyla birlikte yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımızda da çok ciddi çekilmeler oldu.
Bölgesel olarak değişmekle beraber, kuyularda 15-20 metreye kadar çekilmeler söz konusu oldu. Tabii çiftçilerimiz sulamaya ve ürünlerini yetiştirmeye devam ediyor. Çünkü gıda ihtiyacını, gıda arzını sağlayabilmek için Konya Ovası oldukça yoğun bir mesai sergiliyor. Çiftçilerimiz canla başla tarlalarını, ürünlerini daha kaliteli, daha yüksek verimlerde yetiştirmeye çalışıyor” diye konuştu.
Ürün kalitesinin, üretim süreci boyunca yaşanan iklim koşullarıyla yakından ilişkili olduğunu belirten Kırkgöz, bunun ürünlerin borsadaki değerini doğrudan etkilediğini söyledi. “Borsadaki fiyatları belirleyen en önemli unsurlardan bir tanesi de kalite. Özellikle yağmur yağışları ve kar yağışları olmadığı için bitkilerdeki başak taslakları tam manasıyla doldurulamadı. Buğday bitkisinin çiçeklenme dönemi dediğimiz dönemde de samyeli denilen sıcak rüzgarların esmesi, bu çiçekleri kuruttu ve döllemenin oluşumunda problemler oluşturdu.
Buğday başağı, ortadan yukarı ve aşağıya doğru çiçeklenmekte. Orta bölgelerinde buğdaylarda daneler oluşurken, üst ve alt bölgelerinde başağın daneleri biraz daha zayıf oluştu. Bu da tabii kaliteyi çok ciddi anlamda etkiledi. Böylesi geçen yıllarda ürünlerimizde maalesef kalite düşüklüğü de yaşanıyor” ifadelerini kullandı.







