Okçuluk, güç, koordinasyon, konsantrasyon ve sabır gerektiren, zor olduğu kadar zevkli bir spor dalıdır. Okçuluk sporu, sporcunun çalışkanlık ve hırs düzeyi kazanabileceği başarılarla doğru orantılıdır.
Okçuluk sporuna 9-10 yaşlarında başlanır. Bu yaşlarda alınan okçuluk temel eğitimi, sporcuların zihinsel gelişimlerindeki olumlu etkisiyle birlikte vücut formları açısından da günlük yaşamda oluşan hasarların ortadan kalkmasında yardımcı olur.
Türkiye Okçuluk Federasyonu(TOF)’nun yayınlamış olduğu yarışma kurallarına göre; Okçuluk yarışmaları mevsimlere bağlı olarak, salon ve açık hava yarışmaları olarak gerçekleştirilir.
Yarışmalarda “Makaralı Yay” ve “Klasik Yay” olmak üzere 2 çeşit yay kullanılır. Sporcuların kategorileri, kullandıkları yay çeşitlerine göre ayrılır. Açık hava yarışmalarında sporcular rakipleriyle olduğu kadar hava şartlarıyla da mücadele ederler. Bu da, gelişim çağındaki sporcuların çevreye karşı duyarlılıklarını ve farkındalıklarını arttıran bir ayrıcalıktır.
Salon yarışmalarında ise farklı hedef merkezlerine atış yapabilmek ve her seferinde farklı bir noktada yoğunlaşmak, sporcuların odak değiştirme ve konsantrasyon hızlarını geliştirmelerini sağlar.







