L'Oréal Türkiye, 22 Nisan Dünya Günü'nü bir fırsat bilerek, sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını ve inovatif yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serdi. Şirketin 'Gelecek İçin L'Oréal' adlı sürdürülebilirlik programı, bilim ve teknolojiyi, gezegenin sınırlarına saygılı bir güzellik anlayışı geliştirmek için bir araya getiriyor. Bu bütüncül yaklaşım, sürdürülebilirliği tüm değer zincirine entegre ederek, L'Oréal'in bu konudaki samimiyetini ve ciddiyetini ortaya koyuyor.

TEKNO-GÜZELLİK İLE GEZEGENE SAYGI
Günümüzde tüketicilerin altıda altısının sürdürülebilir bir yaşam sürmek istediği, ancak net bir yol haritasına ihtiyaç duyduğu araştırmalarla sabit. L'Oréal Türkiye, bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla, su ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerden yeniden doldurulabilir ürünlere, eko-tasarımdan şeffaf çevresel etiketleme sistemlerine kadar geniş bir yelpazede çözümler sunuyor. Bu sayede tüketicilerin daha bilinçli tercihler yapmasına rehberlik etmeyi hedefliyor. L'Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, "Sürdürülebilirliği bir stratejinin ötesine taşıyarak tüm iş süreçlerimizin temel değeri haline getiriyoruz. Tekno-güzellik vizyonumuzla sadece ürünlerimizi değil, güzellik rutinlerinin tamamını gezegenimize değer katan bir deneyime dönüştürüyoruz" ifadeleriyle bu vizyonu özetliyor.

DÖNGÜSEL EKONOMİ VE ŞEFFAF ETİKETLEME
Şirket, sürdürülebilir çözümler geliştirmek için tekno-güzellik gücünden faydalanmaya devam ediyor. CES 2024 İnovasyon Ödülü ve TIME dergisinin 'Yılın En İyi İcatları' arasında yer alan L’Oréal Professionnel AirLight Pro, yüzde 14 daha az enerji tüketimiyle saç kurutma deneyimini yeniden tanımlıyor. İsviçreli start-up Gjosa iş birliğiyle geliştirilen L’Oréal Professionnel Water Saver duş başlığı teknolojisi ise kuaför salonlarında yüzde 69’a varan su tasarrufu sağlıyor. Döngüsel ekonomiye katkı sağlayan yeniden doldurulabilir (refill) ürün portföyü, ambalaj kullanımını yüzde 59 ile yüzde 75 arasında azaltırken, tüketicilere yüzde 20 ile yüzde 25 arasında bir maliyet avantajı sunuyor. L'Oréal, 2030'a kadar ambalajlarında kullanılan plastiğin yüzde 100'ünü geri dönüştürülmüş veya biyobazlı kaynaklardan sağlamayı hedefliyor. Tüketicilerin çevresel etki hakkında bilgi sahibi olma isteğine yanıt veren Garnier markasıyla hayata geçirilen Çevresel Etiketleme Sistemi ise ürünlerin çevresel etkisini 14 farklı faktöre göre derecelendirerek şeffaf bir bilgi sunuyor.








