Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Opr. Dr. Gamze Keleş, jinekoloji alanında lazer teknolojisinin sunduğu yenilikçi çözümleri detaylandırdı. Bu modern yöntemler, kadınların doğum sonrası yaşadığı deformasyonlardan menopozla gelen kuruluk ve idrar kaçırma gibi pek çok rahatsızlığa çare oluyor. Ayrıca, estetik kaygılarla vajinal dokusunda gençleşme arzulayan hastalar da bu tedaviyle istedikleri sonuca ulaşabiliyor.
VAJİNAL SAĞLIK VE GENÇLEŞMEDE LAZERİN ROLÜ
Opr. Dr. Keleş, lazerle vajinal gençleştirme işleminin, lazer ışığının vajinal dokuda kontrollü bir ısı artışı yaratarak kolajen üretimini tetiklemesiyle gerçekleştiğini açıkladı. Bu süreç, vajinal mukozanın yenilenmesini, dokuların elastikiyetinin artmasını ve sıkılaşmasını sağlıyor. Vajinal doğum sonrası gevşeme, menopoz sonrası hissedilen kuruluk ve yanma, hatta hafif-orta derecede idrar kaçırma gibi sorunlar yaşayan kadınlar için ideal bir seçenek sunuyor. Estetik kaygıları olan ve vajinal dokusunda gençleşme talep eden hastalar da bu tedaviden büyük fayda görüyor.
MENOPOZ SONRASI KURULUK VE İDRAR KAÇIRMAYA ÇÖZÜM
Menopoz döneminde östrojen seviyelerindeki düşüşün neden olduğu vajinal incelme ve kuruluk gibi sorunlara da lazer tedavisinin etkili bir çözüm sunduğunu belirten Opr. Dr. Keleş, uygulamanın vajinal dokunun kan akışını artırarak kolajen üretimini uyardığını ve böylece kuruluk, yanma ve ilişki sırasındaki ağrı gibi şikayetleri azalttığını vurguladı. Stres tipi idrar kaçırma vakalarında ise lazer, vajinal dokunun sıkılaşmasını ve pelvik kaslarının güçlenmesini destekleyerek mesaneye daha iyi bir destek sağlıyor, bu da idrar kaçırma sorununu hafifletiyor. İşlem genellikle ağrısız olup anestezi gerektirmiyor ve genellikle 3-4 hafta arayla uygulanan 3-4 seansla tamamlanıyor, ancak bu süre hastanın ihtiyacına göre değişiklik gösterebiliyor. İşlem sonrası hafif kızarıklık ve hassasiyet gibi geçici yan etkiler görülebilse de, bu durumlar kısa sürede ortadan kalkıyor. Bu tür hassas uygulamaların mutlaka alanında uzmanlaşmış kadın hastalıkları ve doğum hekimleri tarafından yapılması gerektiğinin altını çizen Keleş, cerrahi olmayan bu güvenli yöntemin doğru hasta seçimiyle çok başarılı sonuçlar verebileceğini ekledi.








