Kanada ve Türkiye'de çalışmalarıyla tanınan ödüllü sanatçı Ali İhtiyar, özellikle mafya ve pavyon temalı televizyon dizilerinde halk türkülerinin ve nefeslerin kullanılmasına sert tepki gösterdi. İhtiyar'a göre bu durum, kültürel bir yozlaşmaya yol açıyor ve türkülerin derin manevi anlamlarını yok ediyor.

TÜRKLERİN ANLAMI BOZULUYOR
İstanbul Arel Üniversitesi tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuşan İhtiyar, Pir Sultan Abdal, Âşık Mahzuni Şerif, Neşet Ertaş gibi ustaların eserlerinin, suç örgütleri ve mafya karakterleriyle yan yana getirilmesinin son derece tehlikeli olduğunu vurguladı. Bu tür kullanımların, türkülerin özündeki mesajı, derin anlamı ve manevi içeriği kaybettirdiğini belirten sanatçı, bunun toplumsal algıyı değiştirdiğini ve eserlerin anlamlarını yitirmesine neden olduğunu dile getirdi. Bir süre sonra insanların bu eserleri dizilerdeki mafya karakterleriyle özdeşleştireceğini ve böylece türkülerin taşıdığı kültürel ve manevi anlamın başkalaşacağını savundu.
ANADOLU KÜLTÜRÜNE YANLIŞ YANSIMA
Ali İhtiyar, mafya ve pavyon dizilerinde kullanılan müziklerin yalnızca sahnelere değil, toplumsal algıya da etki ettiğini ifade etti. Özellikle bağlama çalan insanların ya da Anadolu kültürünün kaba, küfürlü ve yoz bir yaşam tarzıyla ilişkilendirildiğini söyledi. Bu tür temsillerin, bir kültürü yozlaştırdığını savunan İhtiyar, yapımcıların kültürel mirasa daha duyarlı yaklaşması gerektiğini vurguladı. Mafya dizilerinin, bu kültürel değerleri kullanmak yerine kendi özgün müziklerini üretmeleri gerektiğini önerdi. Türkülerin ve nefeslerin mafya dizilerinde olur olmaz yerlerde kullanılmasının artık durdurulması gerektiğini ve bu konuda adımlar atılması gerektiğini sözlerine ekledi.







