Manda ve koç boynuzları, Sivas'ta usta ellerde zarif takılara dönüşüyor

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 17 Haziran 2026 06:10 Düzenleme : 17 Haziran 2026 06:10
Manda ve koç boynuzları, Sivas'ta usta ellerde zarif takılara dönüşüyor
Sivas Olgunlaşma Enstitüsü'nde manda ve koç boynuzları, usta ellerde titiz işlemlerle zarif takılara dönüşüyor. Geleneksel sanat, modern tasarımlarla buluşarak küpe, kolye, kravat iğnesi ve tespih gibi estetik ürünler ortaya çıkarıyor.
Manda ve koç boynuzları, Sivas'ta usta ellerde zarif takılara dönüşüyor

Sivas'ın asırlık geleneği manda ve koç boynuzu işleme sanatı, günümüz modern tasarımlarıyla harmanlanarak kolye, küpe, kravat iğnesi ve tespih gibi estetik ürünlere hayat veriyor.

Manda ve koç boynuzları, Sivas\

GELENEKSEL SANAT MODERN DOKUNUŞLARLA BULUŞUYOR

Geçmişte ağırlıklı olarak tarak ve bıçak saplarında kullanılan, dünyaca ünlü Sivas kemiği, şimdi Sivas Olgunlaşma Enstitüsü'nde bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Geleneksel el sanatlarının modern dokunuşlarla buluştuğu atölyelerde, özenle seçilmiş ve en az 3-4 yıl kurutulmuş manda ve koç boynuzları, ustaların maharetli ellerinde zarif takılara dönüşüyor. Yeni kesilmiş boynuzların sağlıksız ürünler ortaya çıkarabileceği düşüncesiyle kullanılmadığı bu süreçte, ham boynuzlar titizlikle işleniyor.

Manda ve koç boynuzları, Sivas\

BOYNUZ İŞLEME SÜRECİ: HAM HALDEN ZARAFETE

Atölyeye ham halde ulaşan boynuzlar, ilk olarak kullanılacak ürüne göre kesilerek küçültülüyor. Ardından ısıtma ve presleme işlemleriyle düzleştirilerek ürüne yakın bir form kazanması sağlanıyor. Bu aşamadan sonra, yapılacak tasarım kağıt üzerine çiziliyor ve bu şablon kemiğin üzerine yapıştırılarak istenen formda kesiliyor. Kesim işlemlerinin tamamlanmasının ardından son olarak parlatma işlemi yapılıyor. Parlatılan bu zarif parçalara eklenen aksesuarlarla, tarak, kolye, küpe, kravat iğnesi ve tespih gibi kullanıma hazır, estetik ürünler ortaya çıkıyor.

Manda ve koç boynuzları, Sivas\

ESTETİK ARAYIŞ: BOYNUZUN SANATA DÖNÜŞÜMÜ

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Hüseyin Göçer, geçmişte avcılık ve gücün sembolü olarak görülen kemiğin, zamanla estetik ve sanat odaklı bir yapıya evrildiğini vurguluyor. Göçer, "Burada aslında güzeli arama sanatı ortaya çıkıyor. Ürünün en ham halinden başlayarak, zarafet ve el işçiliğiyle son haline getiriyoruz" diyerek, Sivas kemiğinin kendine özgü özelliklerinin, özellikle tespihlerde tercih edilen manda boynuzunun sertliğiyle birleştiğini belirtiyor. Göçer, Sivas bıçağı ve tarağının köklü geçmişine eklenen Sivas kemiği tespihlerin de büyük beğeni topladığını ekliyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.