Yıllardır İstasyon Kahvesi önünde kurulan bu tezgah, Sarayönü’nün yaz aylarının vazgeçilmez serinletici adresi olurken, minik eller burada sadece karpuz satmıyor, aynı zamanda ticaretle ilgili önemli dersler de alıyor.
Göksu, ablalık sorumluluğuyla küçük kardeşine destek olurken, müşterilerle iletişim kurmayı, doğru şekilde para alıp vermeyi, sabırlı olmayı ve müşteri memnuniyetini nasıl sağladığını deneyimleyerek öğreniyor.
Minik Gökçe ise henüz çok küçük yaşta olmasına rağmen tezgahın neşesi oluyor, çevresine mutluluk saçıyor ve bu aile ortamının sıcaklığını hissediyor. Aile içinde başlayan bu eğitim süreci, çocukların kişisel gelişimine katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda onlara erken yaşta iş ahlakı ve sorumluluk bilinci kazandırıyor.

Serdar Acar, kızlarının bu yaz tezgahında kazandıkları deneyimle ileride daha büyük başarılara imza atacaklarına inandığını belirterek şöyle konuştu:
“Her yaz olduğu gibi bu yıl da karpuz tezgahımızı kurduk. Göksu ve Gökçe’nin burada olması, onlara sadece para kazanmanın ötesinde hayatın gerçeklerini, sabrı ve insanlarla iletişimin önemini gösteriyor. Küçük yaşta iş hayatıyla tanışmaları bana göre çok kıymetli. Onların bu süreçte yaşadığı mutluluk ve heyecan, bana da güç veriyor. İleride bu tezgahın yeri onlarda farklı ve daha anlamlı olacak. Yazın sıcak günlerinde, hem mahalle sakinlerimizin serinlemesine katkı sağlamak hem de çocuklarımın hayat tecrübesi kazanması bizim için büyük bir sevinç kaynağı.”
Sarayönü halkı, İstasyon Kahvesi önündeki bu minik girişimcilere büyük ilgi gösteriyor. Göksu ve Gökçe’nin samimi ve doğal hali, tezgahın önünde oluşan kalabalığı artırırken, çocukların bu tatlı telaşı ilçede yaz mevsiminin neşeli simgelerinden biri haline geliyor.







