Kamerî aylara göre hesaplanan Hicri takvimde yıl, ayın hareketleri esas alınarak düzenlenmiştir ve bu nedenle miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10 gün daha erken başlar. 12 aydan oluşan Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayı, aynı zamanda İslam tarihinde önemli olaylara sahne olmuş, fazileti yüksek bir zaman dilimidir. Hicri yılbaşı, sadece bir takvim değişikliği değil; Müslümanlar için bir muhasebe, bir arınma ve manen tazelenme çağrısıdır.
Bu kutsal zaman dilimi, her türlü dünyevi alışkanlıklarımızdan sıyrılarak ilahi olana yönelmek için bir fırsat olarak kabul edilir. Hicret, sadece bir coğrafi göç değil, aynı zamanda inanç, sabır, fedakârlık ve dirençle örülmüş bir ahlak yolculuğudur. Hicri yılın ilk gününü idrak ettiğimiz bu dönemde, geçmiş yılın muhasebesini yaparak yeni yıla daha bilinçli, daha temiz bir kalp ve niyetle girmek Müslümanlar için manevi bir gerekliliktir.

Sarayönü ilçe müftü vekili Mustafa Akpınar: "Yeni yıl, kalplerimizi arındırmak için bir vesile olsun"
Sarayönü İlçe Müftü Vekili Mustafa Akpınar, Hicri yılbaşına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Takvimlerin değişimi, bizlere sadece günlerin değil, gönüllerimizin de yenilenmesi gerektiğini hatırlatır. Hicri 1447 yılına girerken, Hz. Peygamber’in (S.A.V) hicretini sadece bir tarihî olay olarak değil, hayatımızda yol gösterici bir ilke olarak yeniden düşünmeliyiz. Hicret, iman uğruna zorluklara göğüs germenin, yeni bir başlangıca cesaretle yönelmenin adıdır. Bizler de nefsimize karşı hicret etmeli, kalbimizi kin, kibir ve bencillikten arındırarak rahmet ve mağfiretle dolu bir yıla adım atmalıyız. Bu vesileyle Sarayönülü hemşehrilerimin ve tüm İslam âleminin Hicri yılbaşını tebrik ediyor, 1447 yılının barışa, huzura ve manevi dirilişe vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.” dedi







