Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki dava arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın yeniden başlatılmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Destici, 13 Haziran tarihinde 29 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldığını duyurdu.
DOSYADA YENİ GELİŞMELER YAŞANIYOR
BBP Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Destici, 17 yıl sonra yeniden açılan soruşturma dosyasındaki güncel duruma dair bilgiler paylaştı. Dosyanın Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yetkisizlik kararı verilerek Ankara'ya gönderilmesinin ardından yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti. Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hassasiyeti, Adalet Bakanı'nın dosyanın tüm yönlerinin aydınlatılması iradesi ve yargı ile emniyet birimlerinin kapsamlı soruşturması sayesinde hukuki sorumluluğu bulunan herkesin adalet önünde hesap vermesinin hedeflendiğini vurguladı. Dosyanın Ankara'ya gelişi üzerinden bir ay geçtiğini de ekledi.
29 ŞÜPHELİDEN DURUMU
Destici, 13 Haziran'da alınan yakalama ve gözaltı kararları kapsamında, bu 29 şüpheliden ikisinin FETÖ soruşturması kapsamında halen tutuklu bulunduğunu, ikisinin yurt dışında olduğunu ve bir kişinin ise yakalanmış olması gerektiğini belirtti. Geriye kalan şüphelilerin tamamının gözaltına alınarak ifadelerinin alınacağını veya alınmak üzere Ankara'ya getirildiğini/getirileceğini aktardı. Bu sürecin, uzun bir dönem boyunca ağır ilerlemiş soruşturma sürecinin spekülasyon, dış müdahale ve istismardan uzak, yalnızca hukuk ve deliller ekseninde yürütülmesinin adaletin tecellisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
'MİLLETİMİZİN İNANCI DA HEBA OLMUŞTUR'
Konuşmasının bir bölümünde gündemdeki 'Ahbap' tartışmalarına da değinen Destici, devletin kurumsal meşruiyetinin ve milletin güveninin kişisel popülizme veya karanlık ajandalara kurban edilemeyecek kadar büyük bir güvenlik meselesi olduğunu söyledi. Toplanan milyarlarca liralık paranın bir kısmının heba edildiğini ve heves uğruna harcandığını belirterek, bunun sadece paranın değil, milletin inancının, hevesinin ve yardım duygusunun da heba olması anlamına geldiğini dile getirdi.








