'Musiki Gürültü Değil Şifadır' Sözleri Gündem Oldu

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 06 Temmuz 2026 13:50 Düzenleme : 06 Temmuz 2026 13:53
'Musiki Gürültü Değil Şifadır' Sözleri Gündem Oldu
TYB Konya'nın düzenlediği programda edebiyat ve musiki ilişkisi ele alındı. Konuşmacıların "musiki şifadır" vurgusu geceye damga vurdu.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi'nin düzenlediği Kültürel Etkinlikler serisi kapsamında bu hafta, "Sâz ü Söz Arasında Edebiyat ve Mûsiki" başlıklı program gerçekleştirildi.

TYB Konya Şubesi D. Mehmet Doğan Kütüphanesi'nde hikâyeci Birgül Yangın Aslanoğlu'nun düzenleyiciliğinde gerçekleştirilen programa, Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Murat Ak ile Doç. Dr. Mustafa Yıldırım konuşmacı olarak katıldı.

Programa ayrıca TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, Konya Barosu eski Başkanı Avukat Hasip Şenalp, TYB Yönetim Kurulu Üyesi ve Mevlevi Postnişini Fahri Özçakıl, Kültür Bakanlığı sanatçısı Ahmet Uncu ile çok sayıda davetli iştirak etti.

EDEBİYAT VE MUSİKİ AYNI MEDENİYETİN İKİZ KARDEŞİ

Programda konuşan Prof. Dr. Murat Ak, Türk kültüründe şiir ile musikinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, kelimeler ve nağmelerin aynı estetik anlayışın ürünü olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Murat Ak konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bizim geleneğimizde şiir ve mûsiki hiçbir zaman birbirinden ayrı düşünülmemiştir. Kelimeler, mûsikinin koruyucu kanatları altında asırlar boyu canlı kalabilmiş; mûsiki ise en derin hislerini ifade edecek o güçlü sözü daima edebiyatta bulmuştur.

Sâz ve söz, ruhun iki farklı tecellisidir. Şairin kalbinden dökülen bir gazel, bir bestekârın mızrabında yeniden hayat bulduğunda, o eser artık sadece kulaklara değil doğrudan ruhun en derin köşelerine hitap eden sarsılmaz bir köprüye dönüşür.

Klasik Türk mûsikisi ve divan edebiyatı, aynı medeniyet tasavvurunun, aynı estetik anlayışın ikiz kardeşleridir. Bugün bize düşen en önemli vazife, bu muazzam mirası sadece geçmişin bir hatırası olarak raflarda saklamak değil, günümüz insanının da kalbine ve zihnine yeniden nakşetmektir."

MAKAMLARIN İNSAN RUHU ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ANLATILDI

Programın ikinci konuşmacısı Doç. Dr. Mustafa Yıldırım ise klasik Türk musikisinin teknik yapısı, makamların özellikleri ve insan psikolojisi üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Doç. Dr. Mustafa Yıldırım konuşmasında şunları söyledi:

"Mûsiki sadece hoşça vakit geçirmek ya da kulakların pasını silmek için icra edilen bir sesler bütünü değildir; o, evrenin ve insan ruhunun kendi içindeki derin nizamının sesle ifade edilme biçimidir.

Ecdadımız, makamların insan ruh hali ve sağlığı üzerindeki etkilerini asırlar öncesinden keşfetmiş, müziği bir şifa vesilesi olarak kullanmıştır. Her bir makam, insan ruhunda farklı bir iklimi uyandırır; uşşak makamı kalbe bir hüzün ve dinginlik verirken, rast makamı bir sevinç ve doğruluk hissi aşılar.

Bizler sâzımızı elimize aldığımızda, aslında sadece tellere dokunmuyoruz, asırlık bir birikimin, bir irfanın ve bir dervişane duruşun sesini günümüze taşımış oluyoruz. Sözün bittiği yerde sâzın devreye girmesi, kalbî olanın lisan-ı hal ile beyan edilmesidir."

KONUŞMALAR MUSİKİ İCRALARIYLA DESTEKLENDİ

Program kapsamında teorik anlatımların yanı sıra canlı musiki icraları da gerçekleştirildi.

Doç. Dr. Mustafa Yıldırım'a; udda Mustafa Emre Şimşir, çelloda Selman Gürbüz ve kanunda Muhammed Emin Parlaktürk eşlik etti. İcra edilen eserlerle konuşmalarda anlatılan makamlar ve dönem özellikleri uygulamalı olarak katılımcılara aktarıldı.

AHMET KÖSEOĞLU: "MUSİKİ ZİHİNLERDEKİ GÜRÜLTÜYÜ DİNDİREN BİR ŞİFA KAYNAĞIDIR"

Programın kapanış konuşmasını yapan Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, gönüllülük anlayışıyla kültürel faaliyetleri sürdürdüklerini belirterek musikinin insan ruhuna yaptığı katkıya dikkat çekti.

Ahmet Köseoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Gönül ile iş yapmakla görevli iş yapmak arasındaki fark, bugün burada bizzat icra edildi. Görevlilik bir farziyet arz eder; ancak gönüllülük bambaşkadır. Bizler, kimseden komut almadan, sadece kültürümüze hizmet etme gayesiyle rotamızı çiziyor ve yürümeye devam ediyoruz.

Burada musiki ile müzik adı altındaki gürültünün farkını bir kez daha hissettim. Yahya Kemal'in 'Çok insan anlayamaz eski mûsıkîmizden, / Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden.' sözündeki 'eski' ifadesini artık kaldırıyorum; çünkü bu bizim yaşayan musikimizdir."

KATILIM BERATLARI TAKDİM EDİLDİ

Program sonunda konuşmacılara, etkinliğin düzenleyicisine ve müzisyenlere katkılarından dolayı katılım beratları verildi.

Beratlar; Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, Konya Barosu eski Başkanı Avukat Hasip Şenalp, TYB Yönetim Kurulu Üyesi ve Mevlevi Postnişini Fahri Özçakıl, Kültür Bakanlığı sanatçısı Ahmet Uncu ile Elife Mısral tarafından takdim edildi.

Etkinlik, tüm katılımcıların bir araya gelerek çektirdiği hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.