Necip Fazıl'ın 'Bir Adam Yaratmak' 90 yıl sonra beyaz perdede can buldu

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 16 Mayıs 2026 02:46 Düzenleme : 16 Mayıs 2026 02:46
Necip Fazıl'ın 'Bir Adam Yaratmak' 90 yıl sonra beyaz perdede can buldu
Necip Fazıl Kısakürek'in 90 yıllık kült eseri 'Bir Adam Yaratmak', Engin Altan Düzyatan'ın başrolünde beyaz perdede. Yönetmen Murat Çeri'nin hayali olan film, edebiyatı sinemayla buluşturmayı hedefliyor.
Necip Fazıl'ın 'Bir Adam Yaratmak' 90 yıl sonra beyaz perdede can buldu

Türk edebiyatının unutulmaz kalemi Necip Fazıl Kısakürek'in tam 90 yıl önce kaleme aldığı 'Bir Adam Yaratmak' adlı kült eseri, beyaz perdede hayat buldu. Engin Altan Düzyatan'ın başrolde yer aldığı iddialı yapım, İstanbul Levent'te gerçekleşen özel bir ön izlemeyle sinemaseverlerin beğenisine sunuldu.

Necip Fazıl\

Yönetmenin Hayali Gerçeğe Dönüştü

Yönetmen Murat Çeri, 'Bir Adam Yaratmak'ın kendi hayatında özel bir yeri olduğunu belirterek, "Her insanın yönetmenin hayatında belli kitaplar önceliklidir. 'Bir Adam Yaratmak' da benim için bu öncelik sırasında önde olan kitaplardandı. O yüzden hayalini kurduğun bir şeyi gerçekleştirmek her şeyden önce insana bir mutluluk veriyor. Düşünen, okuyan, fikreden, bir şeyleri mesele eden herkes eninde sonunda 'Bir Adam Yaratmak'la tanışacaktır. Önce kitabıyla sonra da filmiyle. Herkes geç kalmadan okumalı ya da izlemeli diyorum" ifadelerini kullandı. Çeri, edebi eserlerin günümüzde yeterince sinemaya uyarlandığını düşünmediğini, bu filmin Necip Fazıl'ı ve eserlerini daha geniş kitlelere ulaştıracağını umduğunu ekledi.

Edebi Bir Başyapıtın Sinematografik Yolculuğu

Filmin oyuncu kadrosunda Engin Altan Düzyatan'ın yanı sıra Altan Erkekli, Deniz Barut, İsmail Hakkı, Hakan Meriçliler, Serpil Tamur ve Gülper Özdemir gibi isimler yer alıyor. Yapım, zorlu bir eser olan 'Ölüm Korkusu' adlı oyunu tamamlayan ünlü tiyatro yazarı Hüsrev'in hikayesini anlatıyor. Hüsrev'in yazdığı trajedideki olayların kendi hayatına yansıması ve istemeden işlediği bir cinayetin ardından gerçek ile kurgu arasındaki sınırın bulanıklaşmasıyla yaşadığı ruhsal çöküş, filmin ana temasını oluşturuyor. Ölüm, suçluluk ve varoluş sancılarıyla boğuşan Hüsrev'in babasının da sonunu getiren incir ağacının gölgesine sürüklenişi, izleyiciyi derin bir sorgulamaya davet ediyor. Uygulayıcı Yapımcı Nihat Sönmez ise filmi "arşivlik bir iş" olarak tanımlayarak, gişe başarısından ziyade eserin klasikleşmesini ve kalıcı olmasını hedeflediklerini belirtti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.