Uzmanlar, obezitenin yalnızca estetik bir problem olmadığını, aynı zamanda birçok ciddi hastalığın da risk faktörü olarak karşımıza çıktığını vurguluyor.
OBEZİTENİN TEHLİKELERİ
Medicana Sivas Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, obezitenin çağımızın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline geldiğini ifade etti. Hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının artışıyla birlikte, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikiminin kronik bir hastalık olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Obezitenin tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, yüksek kolesterol, uyku apnesi ve bazı kanser türleri gibi pek çok hastalık için önemli bir risk faktörü oluşturduğunu aktaran Özden, bu durumun tedavi edilmesi gereken bir sorun olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Obezite tedavisinde cerrahi dışı yöntemlerin öncelikli olarak denendiğini belirten Özden, sağlıklı beslenme, diyet programları ve düzenli fiziksel aktivitenin ilk adım olduğunu ifade etti. Eğer bu yöntemler başarılı olmazsa, cerrahi tedavi gündeme gelebileceğini ekledi. Obezite cerrahisinin uygun hastalarda etkili bir tedavi yöntemi olduğunu belirten uzman, vücut kitle indeksi (VKİ) 40 ve üzeri olan bireylerin ile VKİ 35 ve üzeri olup ek hastalıkları olan kişilerin cerrahi müdahale için değerlendirilebileceğini söyledi.
CERRAHİ SÜRECİ VE SONUÇLARI
Obezite cerrahisinin büyük oranda kapalı yöntemlerle gerçekleştirildiğini vurgulayan Özden, tüp mide gibi cerrahi yöntemlerle hastaların daha konforlu bir süreç geçirdiğini açıkladı. Ameliyat sonrası süreçte hastaların genellikle 1-2 gün içerisinde taburcu olabildiğini ve kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiklerini belirtti. Obezite cerrahisi sonrası hastaların, düzenli takip ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri ile hedef kilolarına genellikle 1 ila 1,5 yıl içinde ulaşabildiğini sözlerine ekledi. Ancak kalıcı başarı için diyet ve egzersiz programına uyumun büyük önem taşıdığına dikkat çekti.









