Prof. Dr. Aköz’den çarpıcı çıkış: Darbe Yeniçeri geleneğidir

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 17 Haziran 2026 16:33 Düzenleme : 17 Haziran 2026 16:34
Prof. Dr. Aköz’den çarpıcı çıkış: Darbe Yeniçeri geleneğidir
Konya Aydınlar Ocağı’nda konuşan Prof. Dr. Alaattin Aköz, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılışının 200. yılında yaptığı değerlendirmede, “Darbe Yeniçeri geleneğidir” diyerek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Konya Aydınlar Ocağı’nın geleneksel Selçuklu Salı Sohbetleri programında bu hafta, varlığı 15 Haziran 1826 tarihinde sonlandırılan Yeniçeri Ocağı ele alındı.

Konevi Derneği Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan Prof. Dr. Alaattin Aköz, Yeniçeri Ocağı’nın kuruluşundan kaldırılışına kadar geçen süreci tarihi belgeler ışığında anlattı.

Programın açılışında konuşan Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Yeniçeri Ocağı’nın son dönemlerinde toplum için ciddi bir sorun haline geldiğini belirterek, kapatılmasının halk tarafından olumlu karşılandığını ifade etti.

YENİÇERİLER GÜVENLİKTEN İTFAİYECİLİĞE KADAR PEK ÇOK GÖREV ÜSTLENDİ

Prof. Dr. Alaattin Aköz, Yeniçerilerin savaş dönemlerinin yanı sıra barış zamanlarında da çeşitli görevler yürüttüğünü belirterek, İstanbul başta olmak üzere bulundukları bölgelerin güvenliğinden sorumlu olduklarını söyledi.

Aköz, yangınlarda itfaiyecilik yaptıklarını, kale kapılarının açılıp kapanmasını sağladıklarını ve muhafızlık görevlerini yerine getirdiklerini anlattı.

BOZULMA 16. YÜZYILDA BAŞLADI

Yeniçeri Ocağı’ndaki bozulmanın 16. yüzyılın ikinci yarısında başladığını ifade eden Aköz, III. Murat döneminde usulsüz alımların yaygınlaştığını söyledi.

Aköz, askerlikle ilgisi olmayan kişilerin ocağa alınmasının ardından sistemin bozulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Yeniçeri Ocağı’nın bozulmaya başlaması, usulsüz alımlardan sonra başlamıştır. Bunlar askerlik mesleği ile ilgisi olmayan kişilerdi ve hamallık, tellallık, kayıkçılık, kahvecilik ve esnaflık gibi işlerle meşgul idiler.”

Yeniçerilerin zamanla evlenmeye başladığını, askerlikle ilgisi olmayan kişilerin de çeşitli yollarla maaş aldığını ifade eden Aköz, bunun devlet üzerinde ciddi bir mali yük oluşturduğunu kaydetti.

CELALİ İSYANLARINI BASTIRDILAR, SONRA ETKİNLİKLERİNİ KAYBETTİLER

Devlet otoritesinin güçlü olduğu dönemlerde Yeniçerilerin görevlerini başarıyla yerine getirdiğini belirten Aköz, özellikle Celali İsyanları’nın bastırılmasında önemli rol oynadıklarını söyledi.

Ancak ilerleyen dönemlerde savaş kabiliyetlerini kaybettiklerini ifade eden Aköz, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nın bu yetersizliğin en açık göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi.

HALK ÜZERİNDE BASKI KURDULAR

Yeniçerilerin zamanla halk üzerinde baskı oluşturmaya başladığını belirten Aköz, mahkeme kayıtlarında yer alan örnekleri paylaştı.

Aköz, bazı bölgelerde esnafın haraca bağlandığını ve iç güvenliği tehdit eden olayların arttığını belirterek Konya’da yaşanan bir olayı da örnek gösterdi.

Tarihi kayıtlarda Yeniçerilerin halkın canına, malına ve namusuna yönelik ihlallerinin yer aldığını ifade eden Aköz, bu durumun ocağın kaldırılmasına giden süreci hızlandırdığını söyledi.

“DARBE YENİÇERİ GELENEĞİDİR”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Osmanlı tarihindeki darbe ve isyanlara değinen Aköz, Türk siyasi tarihindeki ilk askerî müdahalelerin Yeniçeriler tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.

“Türklerde darbenin bir Yeniçeri geleneği olduğuna işaret etmek gerekir” diyen Aköz, Buçuktepe Vakası’ndan başlayarak Fatih Sultan Mehmet sonrası yaşanan olaylar, II. Bayezid’in tahttan çekilmesi, Genç Osman’ın öldürülmesi ve Sultan İbrahim’in tahttan indirilmesi gibi birçok tarihi olayı örnek gösterdi.

“DİN ELDEN GİDİYOR” SÖYLEMİYLE ISLAHATLARA KARŞI ÇIKTILAR

II. Mahmut döneminde kurulan Eşkinci Ocağı’na da değinen Aköz, Yeniçerilerin devletin modernleşme hamlelerine karşı çıktığını söyledi.

Yeniçerilerin, başta askerlik olmak üzere devlet kademelerinde yapılan yeniliklere karşı “din elden gidiyor” söylemini kullandığını belirten Aköz, modern ve disiplinli bir ordunun kurulmasına engel olmaya çalıştıklarını ifade etti.

VAKA-İ HAYRİYE İLE OCAK TARİHE KARIŞTI

Aköz, 15 Haziran 1826’da Yeniçerilerin yeniden isyan etmesi üzerine kışlalarının kuşatıldığını ve süreç sonunda Yeniçeri Ocağı’nın kaldırıldığını anlattı.

İsyanın ardından kısa sürede çok sayıda kişinin idam edildiğini veya sürgüne gönderildiğini belirten Aköz, ocağın kaldırılmasına ilişkin kararın tüm vilayetlere gönderildiğini söyledi.

Tarihe “Vak'a-i Hayriye” olarak geçen süreçle birlikte Osmanlı Devleti’nde yaklaşık beş asır boyunca varlığını sürdüren Yeniçeri Ocağı resmen sona ermiş oldu.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.