Sarayönü’nde MİLDİYÖ alarmı: Merkez ve Ladik’te hastalık yayılıyor

TARIM-HAYVANCILIK Yayınlanma : 01 Temmuz 2026 00:34 Düzenleme : 01 Temmuz 2026 00:42
Sarayönü’nde MİLDİYÖ alarmı: Merkez ve Ladik’te hastalık yayılıyor
Sarayönü merkez ve Ladik mahallelerinde ekili ayçiçeği tarlalarında mildiyö hastalığı (Plasmopara halstedii) görülmeye başlandı. Özellikle son günlerde etkisini artıran serin ve nemli hava koşulları, hastalığın sahada daha hızlı yayılmasına neden oldu.

İlçede yapılan kontrollerde bazı ayçiçeği tarlalarında fide döneminde gelişme geriliği, bodurluk, yapraklarda sararma ve alt yüzeyde beyaz-gri pamuksu tabaka oluşumu gibi tipik belirtiler tespit edildi.

Uzmanlar, mildiyö hastalığının özellikle erken dönemde bulaştığında bitkinin kök ve iletim sistemine yerleşerek büyümeyi ciddi şekilde baskıladığını, bu durumun doğrudan verim kaybına yol açtığını belirtiyor.

Sarayönü merkez ova kuşağı ile Ladik çevresindeki üretim alanlarında görülen vakaların yer yer kümelenme şeklinde ilerlediği, bazı parsellerde ise bitkilerin normal gelişim seviyesinin oldukça gerisinde kaldığı ifade ediliyor. Çiftçiler, tarlalarda gözle görülür farklılıklar oluştuğunu ve hastalığın yayılma ihtimalinden endişe duyduklarını dile getiriyor.

Külahlı: “Mildiyö, sessiz ilerleyen ama etkisi ağır bir hastalıktır”

Konuya ilişkin sahada değerlendirmelerde bulunan Külahlı Ziraat Firması sahibi Ziraat Mühendisi Yasin Külahlı, mildiyö hastalığının en tehlikeli yönünün çoğu zaman geç fark edilmesi olduğunu belirtti.

Külahlı, hastalığın biyolojik yapısına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu etmen toprakta ve tohum üzerinde uzun süre canlı kalabilen, uygun şartları bulduğunda ise çok hızlı şekilde bitkiye giriş yapabilen bir yapıdadır. Özellikle ayçiçeğinin ilk gelişim döneminde kök bölgesinden girerek bitkinin su ve besin alım sistemini zayıflatır. Dışarıdan bakıldığında bitki sadece sararıyor gibi görünür ama aslında içeride ciddi bir gelişim baskısı oluşur. Bu nedenle üreticinin çoğu zaman hastalığı fark ettiği an, süreç zaten ilerlemiş olur.”

Külahlı, bu yılki hava şartlarının da hastalık için uygun bir ortam oluşturduğunu ifade ederek, “Serin geceler ve sabah oluşan yoğun nem, özellikle Ladik ve ova hattında hastalığın yayılımını kolaylaştırıyor. Bu yüzden tarlalarda düzensiz gelişim gösteren alanlar çok dikkatli incelenmelidir” dedi.

“Mücadele doğrudan ilaçla değil, doğru tarım uygulamalarıyla başlar”

Külahlı, hastalıkla mücadelede en kritik noktanın kimyasal ilaçtan önce önleyici tarım uygulamaları olduğunu vurguladı:

“Bu hastalıkta en büyük hata, sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm aramaktır. Mildiyö ile mücadelede temel yaklaşım; sertifikalı ve dayanıklı tohum kullanımıdır. Çünkü tohum bulaşı varsa, hastalık daha ekim anında başlar. Bunun yanında ekim nöbeti mutlaka uygulanmalı, aynı tarlaya arka arkaya ayçiçeği ekilmemelidir.”

Sık ekim ve hava sirkülasyonunun yetersiz olduğu tarlalarda riskin arttığını belirten Külahlı, “Bitki aralıkları dar tutulduğunda hem nem daha uzun süre kalır hem de hastalığın yayılması hızlanır. Bu yüzden ekim planlaması bile başlı başına bir mücadele yöntemidir” diye konuştu.

“Ruhsatlı ilaç konusu sahada en çok yanlış anlaşılan konu”

Yasin Külahlı, üreticiler arasında en çok merak edilen konulardan biri olan kimyasal mücadele hakkında da önemli bir noktaya dikkat çekti:

“Üreticiler genellikle ‘ilaç atalım kurtulalım’ düşüncesine yöneliyor ama ayçiçeği mildiyösünde durum böyle değil. Şu an için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, sahada doğrudan etkili ve hastalığı tamamen baskılayan bir ilaç seçeneği yoktur.”

Külahlı, mevcut uygulamaların daha çok koruyucu nitelikte olduğunu belirterek şunları ekledi:

“Bazı tohum ilaçlamaları ve koruyucu uygulamalar var ancak bunlar hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, ekim öncesi ve çıkış döneminde etkilidir. Bu nedenle üretici, ilacı çözüm değil destek unsuru olarak görmelidir. Asıl mücadele, doğru tohum, doğru ekim tekniği ve tarlada hijyen ile yapılır.”

Sarayönü merkez ve Ladik’te ekipler tarlalarda incelemelerini sürdürürken, uzmanlar önümüzdeki günlerde hava koşullarının seyrine göre hastalığın baskısının artabileceğine dikkat çekiyor. Çiftçilere, özellikle erken dönem belirtilerini yakından takip etmeleri ve agronomik önlemleri geciktirmemeleri çağrısı yapılıyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.