Sivas’ta 2003 yılında Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği binasında kurulan Türkiye’nin ilk Şehitler Müzesi, vatan uğruna hayatını kaybeden kahramanların hatıralarını yaşatmaya devam ediyor. Bu anlamlı müze, gerek çatışma sırasında gerekse kaza sonucu şehit düşen Sivaslı 154 askerin kişisel eşyalarına ev sahipliği yapıyor. Sergilenen her parça, birer sessiz tanık gibi geçmişin izlerini bugüne taşıyor.
Sıradan Eşyalar, Kahramanlıkların Sessiz Tanıkları
Müzede şehitlerin son anlarında yanlarında bulunan çakmak, saat, not defteri gibi sıradan görünen eşyalar, aslında büyük fedakârlıkların simgesi. En dikkat çekici parçalardan biri ise, henüz 9 aylıkken teröristler tarafından şehit edilen Bedirhan Karakaya’nın emziği ve yeleği. Türkiye’yi yasa boğan bu minik kahramanın kişisel eşyaları, ziyaretçilerin hafızasına kazınan derin izler bırakıyor.
“Buraya Gelince Anlıyorlar”
Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, müzenin çocuklar ve gençler için büyük bir eğitim değeri taşıdığını belirtiyor. Deveci, "Buraya gelen öğrencilerimize şehitlik ve gaziliğin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışıyoruz. Ancak sözle anlatmak her zaman yeterli olmuyor. Bu eşyaları gördüklerinde, özellikle şehit askerlerimizin yazdığı mektupları, kullandıkları tespihleri, çakmakları, bıçakları elleriyle gördüklerinde anlattıklarımız çok daha anlam kazanıyor" dedi.
Deveci, müzede sergilenen her eşyanın şehitlerin yaşanmışlıklarını taşıdığını, bazı askerlerin çocukken oynadıkları oyuncakların dahi burada yer aldığını vurguladı.
Yürek Burkan Bir Mektup
Müzede sergilenen en etkileyici örneklerden biri ise, Şehit Astsubay Tevfik Ayhan Gençleşen’in kızı tarafından yazılmış bir mektup. Baba şehit olduğunda henüz okuma-yazma bilmeyen küçük kız, iki yıl sonra okula başladıktan sonra kaleme aldığı ilk mektubunu, babasının eşyalarının yanına bırakıyor. Mektubun hikâyesini anlatan Deveci, “Kızımız, babasına yazdığı mektubu hiçbir zaman ona ulaştıramadı. Ama şimdi o mektup, burada babasının emaneti olan eşyaların arasında sergileniyor. Ziyaretçilerin büyük çoğunluğu bu mektubu okuduğunda gözyaşlarını tutamıyor” diye konuştu.
“Burası, Bedel Ödeyenlerin Evi”
Fatih Deveci, müzenin yalnızca bir sergi alanı değil, aynı zamanda bir emanet mekânı olduğunu ifade ediyor. “Burası, bu vatan için bedel ödemiş insanların evi. Her ne kadar dernek binamızda yer alsa da, burası sadece bize değil; Sivas’a ve tüm Türkiye’ye ait” diyen Deveci, ziyaretçileri şehitlerin hikâyelerini öğrenmeye ve onların anılarına saygı göstermeye davet etti.
Adem Yavuz ve Bedirhan Bebek'in İzleri Bu Müzede
Müzede Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılan ve şehit düşen tek sivil gazeteci olan Adem Yavuz’un hatıraları da yer alıyor. Yine çok sayıda insanın ismini bildiği, ancak Sivas Şarkışla’da yaşadığını bilmediği Bedirhan bebeğin emanetleri de ziyaretçilere onun hikâyesini anlatıyor.
İki Ayrı Noktada Müze
Sivas’ta şehitlerin hatıralarına adanmış bu özel koleksiyon yalnızca dernek binasında değil; aynı zamanda Garnizon Şehitliği içerisinde de ayrı bir müzeyle yaşatılıyor. Her iki müze de, vatandaşlara vefa borcunun bir göstergesi olarak kapılarını açık tutuyor.







