Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) uygulama süreci, İstanbul'da düzenlenen üst düzey bir toplantıda tüm boyutlarıyla masaya yatırıldı. Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada, Türk özel sektörünün AB Komisyonu'na yönelik beklenti ve talepleri doğrudan iletildi.

ADİL REKABET İLKESİ ÇİĞNENİYOR MU?
Toplantıda öne çıkan konulardan biri, Türk sanayicisinin ödediği karbon vergisinin AB'deki rakipleri finanse etmesinin adil rekabet ilkesine aykırı olduğu eleştirisiydi. Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye'nin yaklaşık 30 yıldır AB ile Gümrük Birliği içinde olduğunu ve AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, SKDM'nin Türkiye'yi 'klasik bir üçüncü ülke' gibi değerlendirmesinin ticari ve hukuki açıdan doğru olmadığını vurguladı. Kıvanç, SKDM kapsamında toplanacak gelirlerin bir bölümünün, Türkiye gibi SKDM'ye tabi ticaret ortaklarının yeşil dönüşüm projelerine hibe veya kredi olarak geri döndürülmesi gerektiğini savundu.
GERÇEK EMEKSİYON VERİLERİ VURGUSU
Başkan Kıvanç, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye için belirlediği varsayılan emisyon değerlerinin, birçok sektörde gerçek emisyonların üzerinde kaldığına dikkat çekti. Bu durumun, özellikle çimento sektöründe maliyetleri yaklaşık dört kat artırabildiğini belirtti. Gerçek emisyon verilerinin esas alınmasının hem çevresel doğruluk hem de rekabetçilik açısından kritik olduğunun altını çizen Kıvanç, Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini ve toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 50'nin üzerine çıktığını hatırlattı.
DG TAXUD Genel Müdürü Gerassimos Thomas ise, SKDM uygulamasında gerçek (fiilî) emisyon verilerinin önemine vurgu yaparak, varsayılan emisyon değerlerinin doğası gereği cezalandırıcı olduğunu ve ihracatçı firmalar açısından dezavantaj oluşturduğunu kabul etti. Thomas, Türkiye'deki doğrulayıcı kuruluşların tanınmamasına ilişkin kararın, metodolojinin yeniliği ve yeterli sayıda eğitimli doğrulayıcı bulunmaması nedeniyle ihtiyatlı bir yol izlendiğini belirtti.







