Özellikle İç Anadolu köylerinde yoğun şekilde tercih edilen bu kuyular, yer altı sularının çekilmesi ve köylere modern su şebekelerinin gelmesiyle birlikte işlevini yitirdi. Kışların sert geçtiği yıllarda hayati öneme sahip olan kuyulardan geriye, boş yalaklar ve taşlarla örtülmüş ağızlar kaldı.
Bir zamanlar yaylımdan dönen küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar bu kuyulardan sulanırken, günümüzde ise hayvanların su ihtiyacı evlere çekilen musluklardan karşılanıyor. Her köyde büyük emeklerle açılmış onlarca kuyu bulunuyordu.

Köyde Dayanışmanın Merkeziydi
Kuyuların kurumasında küresel ısınmanın yanı sıra yer altı sularının tükenmesi de etkili oldu. Daha 10 yıl öncesine kadar birçok köyde dinamo yardımıyla çalışan bu kuyular, elektrik olmayan zamanlarda eşeklerle su çekilerek kullanılıyordu. Kış mevsimlerinde köyün kadınları ve erkekleri bir araya gelir, hep birlikte kuyulardan su temin ederdi. Bugün ise köylerde nüfusun azalmasıyla birlikte eski dayanışma kültürü de zayıflamış durumda.

Kapatılarak Korumaya Alındı
Olası kazaların önüne geçmek amacıyla kuyuların üzeri teneke ve taşlarla sıkıca kapatıldı. Özellikle çocukların oyun oynarken ya da merakla içine bakmaya çalışırken yaşayabileceği tehlikeler bu önlemleri zorunlu kıldı. Bir zamanlar köyün çocuklarının oyun alanı olan bu kuyular, bugün köyün yaşlılarının hüzünle oturduğu, anılarını tazelediği sessiz noktalar hâline geldi. Eskisi kadar sert kışlar yaşanmadığından, don olayları da neredeyse tamamen ortadan kalktı. Su kaynaklarının tükenmesiyle birlikte köy yaşamının önemli bir parçası olan bu kuyular, artık yok olmanın eşiğinde. Gelecekte bu kuyuların ne olacağı ise merak ediliyor.







