Tam üyelik mi kopuş mu? KOSAM’dan Türkiye-AB ilişkileri için üçüncü yol

EKONOMİ Yayınlanma : 10 Mart 2026 16:51 Düzenleme : 10 Mart 2026 16:59
Tam üyelik mi kopuş mu? KOSAM’dan Türkiye-AB ilişkileri için üçüncü yol
KOSAM’ın yayımladığı rapor, Türkiye-AB ilişkilerinde “tam üyelik” ya da “kopuş” ikilemine karşı yeni bir model önerdi. Rapora göre en gerçekçi senaryo “rekaberlik” yaklaşımı.

Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel jeopolitik sarsıntıların ve bölgesel belirsizliklerin gölgesinde kalan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine dair kapsamlı bir rapor yayımladı.

“Belirsizlik Çağında Türkiye–AB İlişkileri: Rekaberlik Senaryosu” başlıklı çalışma, geleneksel “tam üyelik” veya “kesin kopuş” ikiliğine sıkışmış analizlerin ötesine geçerek taraflar için sürdürülebilir ve gerçekçi bir etkileşim modeli öneriyor.

Raporu değerlendiren KOSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Seçkinli, Türkiye-AB ilişkilerinin artık doğrusal bir çizgide ilerlemediğini, aksine çok katmanlı ve değişken dinamikler üzerine kurulu olduğunu vurguladı.

Seçkinli, “İçinde bulunduğumuz belirsizlik çağı, sabit stratejiler yerine proaktif ve esnek modelleri zorunlu kılıyor. Raporumuzun odak noktası olan ‘Rekaberlik’ (Coopetition), tarafların bir yandan stratejik çıkarları doğrultusunda rekabet ederken, diğer yandan kaçınılmaz karşılıklı bağımlılıklar nedeniyle iş birliğini derinleştirmesini ifade eden bir orta yoldur” dedi.

“GELENEKSEL MODELLER TIKANMIŞ DURUMDA”

Seçkinli, 2018 yılından bu yana müzakere sürecinin fiilen durma noktasına geldiğini hatırlatarak mevcut tıkanıklığın sadece bir kriz değil, yapısal bir durum olduğunu belirtti.

Seçkinli, “Avrupa Birliği’nin genişleme yorgunluğu ve Türkiye’nin çok yönlü dış politika arayışları, ilişkileri bir yol ayrımına getirdi.

Ancak ticaret, göç yönetimi, enerji ve güvenlik alanındaki karşılıklı bağımlılık, tam anlamıyla bir kopuşu her iki taraf için de irrasyonel kılıyor.

İşte bu noktada ‘Rekaberlik’, taraflar arasındaki kontrollü yakınlık ile çekinceli uzaklığın bir kombinasyonu olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.

DÖRT SENARYO ARASINDA EN GERÇEKÇİ SEÇENEK: REKABERLİK

KOSAM raporu, Türkiye-AB etkileşiminin geleceğine dair dört temel senaryo üzerinde duruyor: Yapısal Çatışma, Soğuk Barış, Stratejik Ortaklık ve Rekaberlik.

Bu senaryolar arasında orta vadede sürdürülebilirliği en yüksek görülenin “Rekaberlik” olduğunu belirten Seçkinli, modelin avantajlarını şu sözlerle anlattı:

“Rekaberlik senaryosu, tarafların bir alanda iş birliği yaparken başka bir alanda yapıcı bir rekabet sürdürebilmesine imkân tanıyor. Bu, Türkiye için hem reform sürecine ivme kazandırma hem de küresel rekabet gücünü artırma fırsatı demektir.

AB açısından ise tam üyelikten bağımsız, teknik uyum üzerinden ilerleyen bir ilişki modeli, genişleme baskısının hafifletilmesine yardımcı olur.”

GÜMRÜK BİRLİĞİ’NDE MODERNİZASYON VURGUSU

Raporun ekonomi bölümünde, yaklaşık 30 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği’nin günümüz ticaret dinamiklerini karşılamakta yetersiz kaldığı tespitine yer verildi.

Serkan Seçkinli, Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Hizmetler, kamu alımları, tarım ve özellikle dijital ekonomi Gümrük Birliği’nin kapsamına dâhil edilmelidir. Türkiye’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Dijital Pusula stratejileriyle uyumu, sanayimizin rekabetçiliği için bir tercih değil, zorunluluktur. Bu ikiz dönüşüm, Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir dinamizm kazandıracak en önemli motor güçtür.”

ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNDE TÜRKİYE’NİN ROLÜ

Raporda enerji alanındaki stratejik iş birliğine de dikkat çekildi.

Rusya-Ukrayna savaşı sonrası değişen enerji haritasında Türkiye’nin transit ülke konumunun daha kritik hale geldiği belirtilirken, Seçkinli şu değerlendirmede bulundu:

“Ülkemizin stratejik konumu ve lojistik koridorlar üzerinde yer alması AB’nin enerji arz güvenliği için vazgeçilmezdir. Enerji alanındaki iş birliğimiz, jeopolitik gerilimlerin üzerine çıkarılarak teknik bir zeminde derinleştirilmelidir. Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu mekanizmalarının yeniden canlandırılması, her iki tarafın da stratejik çıkarınadır.”

GÜVENLİK VE SAVUNMADA NATO-AB DENGESİ

Raporun dış politika ve güvenlik başlığında Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna ve yükselen savunma sanayisine sahip olduğuna dikkat çekiliyor.

Seçkinli, Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisindeki rolünün önemini vurgulayarak, “Türkiye’nin AB güvenlik girişimlerine teknik düzeyde katılımı, Avrupa’nın stratejik özgürlüğüne katkı sağlar.

Rekaberlik yaklaşımı, Türkiye’nin hem NATO müttefikliği hem de çok yönlü dış politika stratejisi arasında dengeli bir konum almasını mümkün kılacaktır” dedi.

KOSAM’DAN TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ İÇİN 5 KRİTİK ÖNERİ

KOSAM raporu, Türkiye-AB ilişkilerinin rekaberlik temelinde yeniden yapılandırılması için beş önemli politika önerisi sunuyor:

Siyasallaşmanın azaltılması ve teknik kriterlerin siyasi vetolardan bağımsız işletilmesi

Ekonomi, enerji, ulaşım ve göç alanlarında yüksek düzeyli diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılması

Vize süreçlerinde iş insanları ve akademisyenler için kolaylık sağlanması ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi

Türkiye’nin AB savunma projelerine gözlemci statüsünde katılımı

Yeşil Mutabakat ve dijital dönüşüm kapsamında ortak diyalog platformu kurulması

“GELECEK KARŞILIKLI ÇIKAR VE SAYGI TEMELİNDE İNŞA EDİLMELİ”

Serkan Seçkinli, raporun temel mesajını şu sözlerle özetledi:

“Türkiye-AB ilişkileri ne bir üyelik mucizesine ne de bir kopuş felaketine hapsedilmelidir. Türkiye, egemenlik haklarını ve milli menfaatlerini koruyarak, AB ile eşit ortaklık temelinde bir ilişki yürütme kapasitesine sahiptir. Rekaberlik, bu dengeyi kuracak en akılcı yoldur.

Taraflar birbirlerini hasım değil, yapıcı birer rakip ve stratejik birer ortak olarak gördükleri sürece, bu belirsizlik çağından her iki taraf da güçlenerek çıkacaktır.”

“Belirsizlik Çağında Türkiye-AB İlişkileri: Rekaberlik Senaryosu” raporunun tamamına KOSAM’ın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.