Konya’nın Bozkır ilçesinde yer alan ve geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan Tarihi Isauria Yolu, profesyonel yürüyüşçülerin ve doğa tutkunlarının ilgisini çekmeye devam ediyor. Yurdun dört bir yanından gelen yürüyüşçüler, bu özel rotanın Bozkır etabında doğayla iç içe unutulmaz bir yürüyüş deneyimi yaşadı.
Tarihle iç içe bir rota: Isauria Yolu
Bozkır’ın Dereköy Mahallesi’nden araştırmacı Mehmet Gültekin’in öncülüğünde gün yüzüne çıkarılan ve bölge turizmine kazandırılan Isauria Yolu, yıl boyunca çok sayıda doğa severi ağırlayan önemli bir yürüyüş parkuru haline geldi. Tarihî dokusu, doğal güzellikleri ve eşsiz manzaralarıyla dikkat çeken bu rota, hem fiziksel aktivite hem de kültürel keşif imkânı sunuyor.

Doğa severlerden yoğun katılım
Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen yürüyüşe katılan doğa yürüyüşçüleri, Bozkır sınırları içerisindeki Aygır Şelalesi, Dipsiz Göl ve Dikilitaş Yaylası-Dere Sorkun güzergâhında yer alan yaklaşık 13 kilometrelik parkuru tamamladı. Katılımcılar, bir yandan temiz hava eşliğinde doğanın tadını çıkarırken, diğer yandan bölgenin tarihi ve doğal zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu.
Üç gün sürecek yürüyüş programı başladı
Yürüyüş grubunun liderliğini üstlenen Mustafa Ünal, yapılan etkinlik hakkında bilgi vererek şunları söyledi:
“Isauria Yolu’nun Bozkır etabında arkadaşlarımızla birlikte keyifli, huzurlu ve sorunsuz bir yürüyüş gerçekleştirdik. Doğanın içinde olmak hepimiz için çok kıymetli. İnşallah önümüzdeki üç gün boyunca bu eşsiz güzergâh üzerinde yürümeye devam edeceğiz. Katılımın bu kadar yüksek olması da bizleri mutlu etti.”

Bozkır’ın manzaraları yürüyüşçüleri büyülüyor
Doğaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği Isauria Yolu, sunduğu manzara ve doğal dokusuyla yürüyüş tutkunlarını cezbetmeye devam ediyor. Aygır Şelalesi’nin serin sularından Dipsiz Göl’ün gizemli görünümüne, Dikilitaş Yaylası’nın yemyeşil örtüsünden Dere Sorkun’un vadilerine kadar birçok noktada doğayla baş başa kalmak mümkün.
Tarihiyle olduğu kadar doğal güzellikleriyle de öne çıkan Isauria Yolu’nun, önümüzdeki dönemde hem bölge turizmine katkı sunması hem de Türkiye’nin önemli yürüyüş rotalarından biri haline gelmesi hedefleniyor.







