Aşırı el ve koltuk altı terlemesi, günlük yaşamı olumsuz etkileyen ve sosyal hayatta ciddi özgüven sorunlarına yol açabilen bir sağlık problemi olarak öne çıkıyor. Göğüs cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Kemal Karapınar, bu sorundan muzdarip hastalarda cerrahi müdahalenin etkili ve kalıcı bir çözüm sunduğunu belirtti.
El ve koltuk altı terlemesinin çoğu zaman sadece kozmetik bir sorun olarak görüldüğünü ifade eden Karapınar, bu durumun aslında sosyal yaşamı ciddi biçimde zorlaştırdığını söyledi.
“Bu durumdan muzdarip olan hastalar, genellikle daha önce medikal tedavi denemiş ve sonuç alamamış kişiler oluyor. Eğer başka bir sağlık sorunu yoksa, cerrahi müdahale ile başarılı sonuçlar alıyoruz.”
Tek Seansta Müdahale, Kalıcı Etki
Yaklaşık 1 saat süren cerrahi işlemin, her iki kola aynı seansta uygulanabildiğini kaydeden Karapınar, terlemeye neden olan sinirlerin kesilerek aşırı terlemenin büyük oranda giderildiğini ifade etti.
“Tek seansta hem sağ hem sol kola müdahale ederek, terlemeye neden olan sinirleri kesiyoruz. Böylece el ve koltuk altı terlemesi büyük oranda ortadan kalkıyor. Terleme vücudun doğal bir işlevi olduğu için başka bölgelerde bir miktar artış olabilir, ancak bu artış çoğunlukla hastaları rahatsız etmiyor.”
Hasta Memnuniyeti Yüksek
Cerrahinin ardından genellikle ilk 6 ayda terlemenin tamamen ortadan kalktığını, nadiren geri dönüşler görüldüğünü ancak bu durumun hafif düzeyde kaldığını belirten Karapınar, hastaların genel memnuniyetinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı:
“Yüzde 20 ila 30, 6 aydan sonra hafif bir geri dönüş görülebilir. Ancak hastalar genelde çok memnun kalıyor, ellerini rahatça kullanabiliyor, gömlek giymekten çekinmiyor.”
Gençler ve Beyaz Yakalılar Yoğun İlgi Gösteriyor
Cerrahi müdahalenin özellikle genç yaş grubunda tercih edildiğini belirten Karapınar, bu sorunun sosyal hayatta büyük sıkıntılar doğurduğunu ve tedavi sonrası özgüven kaybının ortadan kalktığını söyledi:
“El sıkışamamak ya da koltuk altı lekeleri nedeniyle yaşanan öz güven kaybı tedaviyle son bulabiliyor. Özellikle gençler ve beyaz yakalı çalışanlar bu problemden çok etkileniyor. Ameliyat genellikle 60 yaşına kadar olan hastalarda güvenle uygulanabiliyor.”








