Trabzon turizminin geleceğine dair yapılan değerlendirmelerde, gelen turist sayısının artırılmasından ziyade, turistlerin şehirde kişi başına yapacağı harcamayı yükseltmenin daha kritik bir hedef olduğu vurgulandı. Turizm sektörünün deneyimli isimlerinden Barış Çuvalcı, bu konudaki görüşlerini paylaştı.
VERİLERİN DOĞRU AYRIŞTIRILMASI GEREKİYOR
Çuvalcı, 2025 yılında Trabzon'a dış hatlardan gelen yaklaşık 429 bin 503 kişilik yolcu sayısının yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti. Bu rakamların tamamının doğrudan 'nitelikli turist' olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çuvalcı, rakamlara gurbetçilerin, iş seyahatlerinin, mülk sahiplerinin ve hac/umre yolcularının da dahil olduğunu ifade etti. Bu nedenle, para harcayan ve şehre katma değer sağlayan gerçek turist sayısının doğru verilerle ortaya çıkarılması gerektiğini, aksi takdirde sağlıklı bir planlama yapılamayacağını dile getirdi.
HARCAMA POTANSİYELİ YÜKSEK TURİSTLER ÖNCELİKLİ
2025 ve 2026'nın ilk üç ayına ait dış hat yolcu sayılarındaki artışa rağmen, Çuvalcı, asıl önemli olanın turistlerin niteliği ve harcama miktarı olduğunu belirtti. İç hatlardan gelen milyonlarca yolcunun büyük kısmının ise gurbetçi ve akraba ziyaretleri olduğunu, bu durumun şehre sağlanan ekonomik katkıyı sınırladığını söyledi. Kruvaziyer turizminin de potansiyel taşıdığını, ancak asıl büyük fırsatın Sümela Manastırı'nın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmesiyle ortaya çıkacağını vurgulayan Çuvalcı, bu durumun Trabzon'u Kapadokya ve Efes gibi destinasyonlarla aynı lige taşıyabileceğini, daha uzun konaklayan ve daha fazla harcama yapan turistlerin şehre çekilebileceğini kaydetti. Ancak Çuvalcı, UNESCO statüsünün tek başına yeterli olmayacağını, ulaşım, ziyaretçi yönetimi ve kalite standartlarının da bu fırsatı değerlendirmede kritik rol oynayacağını sözlerine ekledi.








