Kene kaynaklı hastalıkların artış gösterdiği bu dönemde uzmanlardan uyarılar gelmeye devam ediyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Üner Kayabaş, kenelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Dünya genelinde 900 civarında kene türü olduğunu hatırlatan Kayabaş, bunlardan yaklaşık 30’unun insanlara hastalık bulaştırabildiğini vurguladı.
“Keneler dünya çapında 900 türü olan ve kendi arasında sert ve yumuşak olmak üzere iki ana gruba ayrılan bir hayvan türü. Bu hayvanlar gözleri olmayan hayvanlardır ve haller organları dediğimiz özellikle etrafa yayılan kokular ve havadaki değişimler ile bu kokuyu alarak özellikle beslenecekleri memeleri buluyor ve onların üzerine yaklaşarak uygun bulduğu bir bölgeden kan emerek yaşamını devam ettiren hayvan türleri. Bu hayvanın yaklaşık 30 türü insana hastalık bulaştırdığı biliniyor. Bu hastalıklar arasında bugünlerde yoğun bir şekilde gündemde olan KKKA virüsü de dahil birçok virüsü de bulaştırabiliyor.”
Kayabaş, son günlerde Adıyaman’dan gelen bir hastaya "Akdeniz benekli ateşi" tanısı koyduklarını belirterek, bu hastalığın da kene yoluyla bulaştığını ancak antibiyotik tedavisiyle iyileştirildiğini ifade etti.
“KKKA kenelerle bulaşan viral bir enfeksiyon. Burada kene ile teması olan insanların çok dikkatli olması gerekiyor. Kenenin tutunduğu vatandaşların 2 hafta boyunca KKKA için kendilerinde hastalık belirtileri açısından kendilerini takip etmesi gerekiyor. İçerisinde bulunduğumuz dönemde de bu kene hareketliliğinin arttığını görmekteyiz. İlkbahar ve sonbahar arasındaki dönemde İç Anadolu Bölgesi'nde yoğunlukla olmak üzere her mevsimde gördüğümüz vakalar oluyor.”
“Keneye çıplak elle temas etmeyin” uyarısında da bulunan Prof. Dr. Kayabaş, kenelerin virüsü doğrudan doğadan ya da hayvanlardan alabildiğine ve bunu yavrularına da geçirebildiğine dikkat çekti.
“Kene, virüsü etraftaki hayvanlardan alabiliyor. Virüs onlarda hastalık yapmıyor. Keneler oralardan virüsü alıp daha sonra hayat döngüsü içerisinde yavrularına da bulaştırıyor. Bir kene 5 bin ila 10 bin arasındaki yumurtayı etrafa bırakıyor. Bizim keneleri tabiattan tamamen kaldırmamız söz konusu değil. Bu döngü devam ediyor. Bizim karşılaşmamamız için önlemler almamız gerekiyor.”
Kenenin vücutta fark edilmeden günlerce kalabileceğini belirten Kayabaş, kene çıkarma işleminin dikkatle yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
“Birisi vücudunda tutunan bir keneyi gördüğü zaman en kısa sürede kenenin çıkarılması gerekiyor. Bunu vatandaş kendi de çıkartabilir veya sağlık kuruluşuna da gidebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus keneyi çıplak elle tutmayacak. Bir eldiven veya bunu bulamıyorsa bir poşetle çıkarması lazım. Emme süreci kenelerin türüne bağlı olarak değişebiliyor. Eğer fark etmezsek vücudumuzda günlerce kalıyor ve kan emmeye devam ediyor. İhtiyacını karşıladıktan sonra kendini yere bırakıyor.”
Uzmanlar, özellikle doğayla temas edilen dönemlerde kırsal alanlara giden vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini ve koruyucu önlemlerin ihmal edilmemesini öneriyor.







