İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, Türkiye'de 'Amerikan tarzı beslenme ve yaşam' alışkanlıklarının yaygınlaşmasının obeziteyi ciddi bir halk sağlığı sorunu haline getirdiğini belirtti. Medicana International Samsun Hastanesi'nden Doç. Dr. Özen, hareketsiz yaşam, fast food tüketiminin artması ve ekran bağımlılığının obezite oranlarını yükselttiğine dikkat çekti. Türkiye'nin obezite sıralamasında Avrupa'da ilk sırada yer aldığını vurgulayan Dr. Özen, erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 25 ila 45'inin obezite sınırının üzerinde olduğunu, bu durumun her 100 kişiden yaklaşık 40'ının risk altında olduğu anlamına geldiğini söyledi.

Türkiye Obezitede Avrupa Birincisi Oldu
Obezitenin tüm dünya için ciddi bir halk sağlığı problemi ve pandemi haline geldiğini ifade eden Doç. Dr. Özen, obeziteyi, bir kişideki yağ kütlesinin olması gerekenden fazla olması durumu olarak tanımladı. Vücut kitle indeksinin hesaplanmasıyla obezitenin belirlendiğini belirten Özen, 30 üzeri obezite, 40 üzeri ise ciddi obezite olarak değerlendirildiğini kaydetti. Türkiye'de erişkinler arasında obezite prevalansının yüzde 25 ile 45 arasında olduğunu belirten Dr. Özen, bu rakamların sokaktaki her 100 kişiden yaklaşık 40'ının obezite sınırının üzerinde olduğu anlamına geldiğini vurguladı. Obezitenin diyabet, hipertansiyon, metabolik sendrom ve kardiyovasküler hastalıklar gibi pek çok hastalık için risk faktörü olduğunu hatırlatan Özen, obezitenin önlenmesi ve uygun şekilde tedavisinin büyük önem taşıdığını ekledi.

Amerikan Tarzı Beslenme Tehlikesi
Amerikan toplumundaki olumsuz yaşam alışkanlıklarının Türk toplumunda da yaygınlaşmasına dikkat çeken Doç. Dr. Özen, obezitenin Amerika'da yaygın olmasının temel nedeninin fast food ile beslenme, işlenmiş ve yüksek karbonhidratlı gıdaların tüketimi ile egzersiz eksikliği olduğunu söyledi. Ne yazık ki Türkiye'de de benzer bir beslenme biçiminin hakim olduğunu belirten Özen,. Paketli ve yüksek kalorili gıdaların tüketimi ile ekran başında geçirilen sürenin artmasının hem yetişkinlerde hem de çocuklarda obeziteyi yükselttiğini vurguladı. Egzersizin azalması, günlük yaşamın daha çok ofis ve ekran başında geçmesi, çocukların açık alanlarda daha az vakit geçirmesi ve fast food tüketiminin artması gibi faktörlerin obezite için en önemli risk faktörleri olduğunu dile getirdi. Gelişmekte olan ülkelerde protein yerine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin yaygın olması ve paketli gıdaların daha ulaşılabilir olması da bu durumu etkileyen faktörler arasında yer alıyor.

Kendi Kendine Obezite Kontrolü Mümkün
Herkesin kendi ölçümlerini yaparak obezite riskini değerlendirebileceğini belirten Doç. Dr. Özen, boy ve kilo bilgilerinin vücut kitle indeksini hesaplamak için yeterli olduğunu söyledi. Ancak önemli olanın yağ kütlesi olduğunu ve sporcularda kas kütlesine bağlı olarak vücut kitle indeksinin yüksek çıkabileceğini ifade etti. Bu nedenle bel çevresi ölçümünün de kritik önem taşıdığını belirten Özen, Türkiye için kabul edilen normal değerlerin kadınlarda 80 cm, erkeklerde ise 90 cm'nin altı olduğunu belirtti. Kadınlarda 90 cm, erkeklerde ise 100 cm'nin üzerinin obezite olarak değerlendirildiğini ekledi. Ayrıca bel çevresinin boya oranının 0,5'in üzerinde olması ve bel-kalça oranının erkeklerde 0,9, kadınlarda ise 0,8'in üzerinde olması da fazla kiloya işaret eden risk göstergeleri olarak sıralandı. Tüm bu ölçümlerin bireyler tarafından kolaylıkla yapılabileceği vurgulandı.







