Yağmur yağıyor ama su bitiyor: Uzmanlardan kritik uyarı!

ÇEVRE Yayınlanma : 11 Ocak 2026 09:37 Düzenleme : 11 Ocak 2026 09:41
Yağmur yağıyor ama su bitiyor: Uzmanlardan kritik uyarı!
Uzmanlara göre yağmur ve kar sularının şehirlerde toplanıp yeniden kullanılması, iklim değişikliğine karşı kuraklığa dayanıklı ve sürdürülebilir kentlerin anahtarı olarak öne çıkıyor.

İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha belirgin hale gelirken, uzmanlar şehirlerin su yönetimi konusunda köklü bir dönüşüme gitmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Güngöroğlu, yağmur ve kar sularının yağmur suyu hasadı yoluyla değerlendirilmesinin, kuraklığa karşı güçlü şehirler oluşturabileceğini söyledi.

Son yıllarda bölgede etkili olan kar yağışlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Güngöroğlu, bu yağışların yalnızca kısa vadeli bir rahatlama olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.

“SÜNGER ŞEHİRLER” MODELİ

Şehir yüzeylerine, yollara, kaldırımlara ve çatı alanlarına düşen yağışların geri kazanılması gerektiğini ifade eden Güngöroğlu, bu yaklaşımın dünyada farklı modellerle uygulandığını belirtti.

“Bu uygulama Çin’de ‘sünger şehirler’ adıyla başladı. ABD ve Kanada’da ise ‘yeşil şehirler’ olarak hayata geçiriliyor. Amaç, yağışı hızla tahliye etmek yerine tutmak ve yeniden kullanıma kazandırmak.” dedi.

KAR VE YAĞMUR SULARI YAZIN YENİDEN KULLANILABİLİR

Kentlerde düşen kar ve yağmurun uygun sistemlerle toplanabileceğini dile getiren Güngöroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Yollara ve caddelere düşen kar, geçirgen ya da sünger malzemelerle toplanıp kapalı havuzlarda, belirli alanlarda ya da açık göletlerde biriktirildiğinde yaz aylarında tekrar kullanıma sunulabilir.”

Bu yöntem sayesinde şehirlerin kendi doğal ve yenilenebilir su kaynaklarını üretebilir hale geleceğini belirtti.

“KENTLER YAĞIŞI FIRSATA ÇEVİRMELİ”

Aşırı yağışların afet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Güngöroğlu, altyapı yatırımlarının kritik önemde olduğunu söyledi.

“Kentlerin kendi su üretimini artırarak tüketime katkı sağlaması gerekiyor. Bu, maliyetli ve teknolojik bir süreç. Tek başına belediyelerin altından kalkabileceği bir iş değil. Devlet politikası haline gelmesi şart. Ancak bu şekilde meteorolojik afetlere dirençli şehirler kurabiliriz.” dedi.

BİREYSEL UYGULAMALAR DA BÜYÜK KATKI SAĞLAR

Yağmur suyu hasadının yalnızca büyük projelerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Güngöroğlu, bireysel uygulamaların da önemli rol oynadığını belirtti.

“Eskiden bazı doğal kaynakları bedava kullanıyorduk, artık bunun sonuna geliyoruz. Devlet, yerel yönetimler ve bireyler olarak evlerimizde dahi yağmur suyu hasadı yapabiliriz.” sözleriyle toplumsal bilincin artırılması gerektiğine dikkat çekti.

“YAĞIŞA ALDANIP SUYU İSRAF ETMEMELİYİZ”

Bol yağışlı dönemlerin ardından kurak süreçlerin yaşanabileceğini hatırlatan Güngöroğlu, su tüketiminde temkinli olunması gerektiğini vurguladı.

“Bu yağışlara güvenip su kullanımını artırmamalıyız. Aksine suyu daha dikkatli kullanmaya devam etmeliyiz. İklim değişikliğiyle birlikte birbirine zıt meteorolojik afetleri art arda yaşayabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.