Yaz tatili, çocuklar için dinlenmenin, eğlenmenin ve özgürce vakit geçirmenin en güzel zamanı olsa da, SANKO Üniversitesi Hastanesi'nden Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, bu dönemin beslenme düzeni açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor. Okul temposunun azalmasıyla birlikte değişen uyku ve hareket düzenlerinin, beslenme alışkanlıklarında da ciddi farklılıklara yol açabildiğini belirten Demirci, tatilde en sık görülen sorunların başında öğün düzeninin bozulması, uzun süre aç kalma, abur cubur tüketiminin artması ve su tüketiminin ihmal edilmesi geldiğini ifade ediyor. Enerjik, mutlu ve güçlü bir bağışıklık sistemiyle dolu bir tatil için beslenme düzeninin korunmasının hayati önem taşıdığını ekliyor.
KAHVALTIYI ASLA ATLAMAYIN!
Demirci'ye göre, çocukların güne dengeli bir kahvaltıyla başlaması, gün boyu sürecek enerji seviyelerini ve dikkatlerini doğrudan etkiliyor. Tatilde geç uyanmak, kahvaltının tamamen atlanması için bir bahane olmamalı. Yumurta, peynir, süt veya yoğurt gibi protein kaynakları; tam tahıllı ekmekler ve mevsim sebzeleriyle zenginleştirilmiş bir kahvaltı, çocukların daha uzun süre tok kalmasına yardımcı oluyor. Sadece poğaça, simit veya şekerli kahvaltılıklarla başlayan günler ise kısa sürede tekrar acıkmaya ve ani enerji dalgalanmalarına yol açabiliyor.
SU İHMALİ VE SAĞLIKSIZ ATIŞTIRMALIKLAR BÜYÜK TEHLİKE
Sıcak havalarda iştah değişiklikleri yaşanabileceğini belirten Demirci, bu dönemde ağır öğünler yerine daha küçük ama besleyici seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Mevsim meyveleri, yoğurt, kuruyemişler veya ev yapımı sağlıklı atıştırmalıklar, hem enerji ihtiyacını karşılıyor hem de gereksiz atıştırma isteğini törpülüyor. Ancak meyvenin bile sınırsız tüketilmemesi gerektiğini vurguluyor. Doğal şeker içeren meyvelerin porsiyon kontrolüyle tüketilmesi, beslenmenin değerli bir parçası olmasını sağlıyor. En büyük tehlikelerden birinin ise su tüketiminin ihmal edilmesi olduğunu belirten Demirci, çocukların oyun sırasında susuzluk hissini fark etmeyebileceğini ve sıcak havalarda terlemeyle artan sıvı kaybının önemine dikkat çekiyor. Meyve suyu, gazlı içecekler veya şekerli içeceklerin suyun yerini tutmadığını, aksine fark edilmeden fazla şeker tüketimine yol açtığını ekliyor. Son olarak, çocukların ekran başında geçirdiği sürenin artmasının iştah ve uyku düzenini olumsuz etkilediğini, açık havada oyun oynamanın, yüzmenin veya fiziksel aktivitelerin enerji harcamasını destekleyerek sağlıklı yaşam alışkanlıklarının gelişimine katkı sağladığını belirtiyor. Yasaklarla değil, doğru dengeyle hareket etmenin önemini vurgulayan Demirci, sevilen yiyecekleri tamamen hayatından çıkarmak yerine miktar ve sıklık konusunda denge kurmayı, çocuklara besinlerin vücut için faydalarını anlatarak uzun vadede daha sağlıklı seçimler yapmalarını sağlamayı öğütlüyor.








