İstanbul Ticaret Odası (İTO) 17. Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Ebru Koralı, yemek yardımı uygulamalarına ilişkin planlanan düzenlemelerin sektördeki rekabet dengelerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Koralı, aynı yemek hizmeti için farklı prim uygulamalarının ortaya çıkmasının restoran ve lokanta işletmeleri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Prim İstisnası Düzenlemesi Sektörü Nasıl Etkileyecek?
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılacak değişiklikler kapsamında, işyerinde yemek verilmesi dışındaki durumlarda çalışanlara sağlanan yemek yardımının günlük 300 TL'ye kadar olan kısmının SGK priminden istisna tutulması öngörülüyor. Bu tutarı aşan kısmın ise prime tabi olması planlanıyor. Restoran ve lokantalarda tüketilen yemeklere getirilen bu prim sınırlamasının, hem işverenler hem de yeme-içme sektörü için ekonomik etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
Eşit Rekabet Koşulları Vurgusu
Ebru Koralı, yemek yardımının çalışanların iş günü içindeki beslenme ihtiyacını karşılayan önemli bir sosyal hak olduğunu ve uygulamanın amacına uygun şekilde korunması gerektiğini vurguladı. Koralı, 'İşyerine tabldot veya catering hizmeti verilmesi ile çalışanların restoran veya lokantalarda yemek yemesi arasında farklı prim uygulamaları oluşabiliyor. Oysa verilen hizmetin özü aynıdır; çalışan yine yemek tüketmektedir. Hizmetin temin edildiği işletme türüne göre farklı prim yükü ortaya çıkması sektörde rekabet eşitsizliği oluşturabilir. Özellikle öğle servisine odaklı çalışan binlerce işletme ve yaklaşık 200 bin çalışan bu sürecin etkisini doğrudan hissedebilir.' dedi. Koralı ayrıca, restoran ve lokantalarda yapılan yemek harcamalarının kayıt altına alındığını ve bu sistemin geniş bir ekonomik zinciri desteklediğini sözlerine ekledi.







