Yeşilay olarak, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirten Arslan, “Bağımlılık, bireyin hayatını olumsuz etkileyen bir unsurdur. Bizler, bu konuda farkındalık oluşturmak adına okullarda, mahallelerde, evlerde ve iş yerlerinde aktif çalışmalar yürütüyoruz. Yeşilay Haftası kapsamında düzenlediğimiz etkinliklerle de topluma bu bilinci aşılamaya çalışıyoruz” dedi.
Bağımlılıkla mücadelede YEDAM’ın önemi
Bağımlılıkla mücadelede sadece farkındalık oluşturmanın yeterli olmadığını belirten Arslan, bu konuda destek alabilecekleri kurumların da bulunduğunu vurguladı. Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin (YEDAM) bağımlı bireyler için önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Arslan, “YEDAM, bağımlı bireylerin tedavi sürecine destek sağlayan profesyonel bir danışmanlık merkezidir. Burada görev yapan psikologlarımız ve danışmanlarımız, 115 numaralı hattımız üzerinden bireylere ücretsiz destek sunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Yeşilay’ın amacı ve mücadelesi
Yeşilay’ın 5 Mart 1920’de bağımlılıkla mücadele etmek amacıyla kurulan bir sivil toplum kuruluşu olduğunu hatırlatan Kadir Arslan, derneğin hem önleyici hem de rehabilite edici çalışmalara odaklandığını belirtti. “Yeşilay olarak amacımız, bireyleri bağımlılığın her türünden koruyarak, daha sağlıklı ve bilinçli bir toplum oluşturmaktır” diyen Arslan, bu mücadelenin herkesin katkısıyla daha da güçleneceğini vurguladı.
Bağımlılık ikiye ayrılıyor
Bağımlılığın farklı türleri olduğuna dikkat çeken Arslan, şunları söyledi:
"Bağımlılık dediğimizde, iki ana başlık altında değerlendirmek gerekir: Kimyasal ve davranışsal bağımlılıklar. Kimyasal bağımlılıklar daha çok alkol, sigara ve madde kullanımıyla ilişkilidir. Ancak gençlerin çoğu, davranışsal bağımlılıkları fark etmeden bu tür bağımlılıkların içine sürüklenebiliyor. Özellikle internet, sosyal medya, oyun ve kumar gibi alışkanlıklar, bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor. Bu yüzden gençlerin, günlük yaşamlarında bu tür bağımlılıklara ne kadar zaman ayırdıklarını sorgulamaları büyük önem taşıyor.”
Arslan, bağımlılıkla mücadelede bilinçlenmenin ve erken farkındalığın önemli olduğunu belirterek, gençlere bu konuda daha dikkatli olmaları yönünde çağrıda bulundu.
‘Yeşilay varsa hayat vardır’
Yeşilay’ın sloganı olan “Yeşilay varsa hayat vardır” sözünü hatırlatan Arslan, bu hareketin sadece bir haftaya sığdırılmaması gerektiğini ifade ederek, gençleri Yeşilay’ın gönüllü çalışmalarına katılmaya davet etti.
"Yeşilay, bağımlılıkla mücadelede sadece bir kurum değil, aynı zamanda bir iyilik hareketidir. Biz, gençlerin bu hareketin bir parçası olmasını istiyoruz. Onların desteğiyle daha fazla insana ulaşabilir, bağımlılıkla mücadelede daha güçlü adımlar atabiliriz. Bu yüzden, herkesin Yeşilay çalışmalarına destek vermesini bekliyoruz” diye konuştu.
Bağımlılıkla mücadelenin toplumsal bir bilinç gerektirdiğini belirten Arslan, Yeşilay’ın yürüttüğü çalışmaların bireylerin ve ailelerin desteğiyle daha etkili olacağını vurguladı.







