Yozgat, Türkiye'de yeşil mercimek üretiminin tartışmasız merkezi konumundayken, bu değerli bakliyatın köklerinin bölgede binlerce yıl öncesine, yani Geç Bronz Çağı'na dayandığına dair çarpıcı bulgular ortaya çıktı. Kentteki arkeolojik kazılar ve yerel üreticilerin aktarımları, Yozgat'ın binlerce yıldır değişmeyen bir tarım kültürü mirasına sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Uşaklıhöyük'ten Geç Bronz Çağı Kalıntıları
Sorgun ilçesindeki Uşaklıhöyük'te yürütülen arkeolojik kazılar, bölgedeki mercimek tarımının ne denli köklü bir geçmişe sahip olduğunu somut delillerle kanıtlıyor. Brown Üniversitesi Doktora Araştırmacısı Lorenzo Castellano, kazılarda Geç Bronz Çağı'na ait tahıl ve bakliyat kalıntılarına ulaştıklarını vurgulayarak, "Uşaklıhöyük'ün çevresindeki tarımsal faaliyetlerin nasıl işlendiğine dair bilgiler sağlıyoruz. Mikroskop altında bu küçük botanik parçalarını inceliyor ve çeşitli sınıflandırmalar yapıyoruz. Arpa, buğday, mercimek var. O günden bugüne tarımsal faaliyetlerin farklı olmadığını görüyoruz." ifadelerini kullandı. Castellano ayrıca, arpa, buğday ve mercimeğin o dönemde yaşayan insanlar için büyük önem taşıdığını ve günümüzdeki tarımsal üretimle şaşırtıcı derecede benzerlik gösterdiğini belirtti. Orta Anadolu iklimine uygunluğu nedeniyle mercimeğin, Uşaklıhöyük ve çevresinde en sık karşılaşılan tahıl ürünlerinden biri olduğunu ekledi.

Dişli Köyü: Yeşil Mercimeğin Kalbi ve Nesilden Nesile Aktarılan Miras
Uşaklıhöyük kazı alanına yakınlığıyla bilinen Dişli köyü ise yeşil mercimeğin adeta kalbi olarak anılıyor. Köy muhtarı Mesut Uğurluoğlu, yeşil mercimeğin protein açısından zenginliği ve çiftçiler için sağladığı yüksek kazanç ile buğdaydan daha avantajlı olduğunu dile getirdi. Uğurluoğlu, "65 yaşındayım ben 40-50 senedir yaparım. Eskiden elimizle yoluyorduk. Sonra makineleşmeye döndü. Sonra biçerdöver ile biçiyorduk. Atalarımız 1-2 dönüm yetiştiriyormuş sadece yiyecek için. Ama şimdi ticari amaçla yapıyoruz." diyerek, nesiller boyunca süregelen tarımsal pratiklerin evrimini anlattı. 50-100 yıl önce 'sultaniye' adıyla bilinen, para gibi iri taneli yerli mercimek ekildiğini belirten Uğurluoğlu, atalarının sadece tüketim amaçlı ektiği bu bakliyatın günümüzde ticari bir değere dönüştüğünü ve mercimek tarihçesinin ne kadar geriye dayandığını vurguladı. Köy sakinlerinden Haşim Nazlıoğlu da, tarlalarda yoğun hasat döneminin yaşandığını ve biçilen ürünlerin bir hafta kuruduktan sonra patoz işlemine tabi tutulduğunu aktararak, "Mercimek, Dişli köyünün vazgeçilmezidir. Yozgat’ta mercimeğin merkezi de bizim köyümüzdür." diyerek üretimin bölge ekonomisindeki vazgeçilmez yerini pekiştirdi. Anadolu topraklarında binlerce yıl önce Hititlerin sofralarını süsleyen yeşil mercimek, günümüzde modern tarım teknikleri sayesinde hem Yozgat ekonomisini canlandırmaya devam ediyor hem de Türkiye'nin protein ihtiyacının karşılanmasına önemli bir katkı sağlıyor.







