İlkbaharın gelişiyle birlikte Yozgat’ta doğada kendiliğinden yetişen yemlik otu, vatandaşların hem sofralarında yer buluyor hem de şifa kaynağı olarak tüketiliyor. Genellikle İç Anadolu Bölgesi’nde bilinen ve sevilerek tüketilen yemlik otu, Yozgat halkı için adeta doğanın sunduğu bereketli bir nimet.
Kırsal alanlarda rahatlıkla bulunabilen ve çok sayıda faydası olduğu belirtilen yemlik otunun, ciltteki sivilce izleri ve lekeleri tedavi edici etkisinin yanı sıra kolesterolü dengelediği, kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğu ve tansiyonu düzenlemeye yardımcı olduğu biliniyor. Bu nedenle özellikle Nisan ayında toplanan yemlik otu, birçok kişi tarafından şifa kaynağı olarak görülüyor.
Yozgat’ta eşiyle birlikte yemlik otu toplamaya çıkan Zeynep Ertuğrul, Adana doğumlu olmasına rağmen 15 yıldır Yozgat’ta yaşadığını ve bu otu çok sevdiğini belirtti. Ertuğrul, yemlik otunu tüketme şekillerini ve halk arasındaki bazı isimlerini şu sözlerle anlattı:
"Bunu yıkarız, temizler tuzlarız. Yufka ekmekle yeriz. Dürüm deriz, bazı yerlerde de sokum denilir. Böyle yeriz. Ara öğünlerde tüketiriz. Nisan ayında olur. 1 ay mühleti var. Yağışların etkisi olmuş. Sağlık açısından da her şeye faydalı derler. Organları temizler derler. Büyüklerimizden öyle duyduk."
Yemlik otunun doğadan toplanarak doğal haliyle tüketilmesi, özellikle sağlıklı beslenmek isteyenlerin ilgisini çekiyor. Vatandaşlar, doğayla iç içe geçen bu süreç sayesinde hem açık havada vakit geçiriyor hem de doğal ve katkısız ürünlerle beslenme imkanı buluyor.
Uzmanlar da yemlik otunun mevsiminde ve dengeli tüketildiğinde vücut sağlığına katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak kronik rahatsızlığı olanların veya ilaç kullanan bireylerin, bu tür doğal ürünleri tüketmeden önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiği hatırlatılıyor.








