Yunanistan'da son dönemde artan ve 'Pontus' iddialarını yeniden gündeme taşıyan etkinlikler ve açıklamalar, Türkiye'den, özellikle de Karadeniz'in kalbi Trabzon'dan sert tepkiyle karşılandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) bünyesindeki akademisyenler, yaşananların tarihsel gerçeklerden uzak bir propaganda olduğunu vurgulayarak, asıl mağduriyetin Müslüman Türklere yaşatıldığını dile getirdi.
TARİHİ GERÇEKLER ÇARPITILIYOR MU?
KTÜ Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel Küçüker, Yunanistan'ın 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a ayak basmasını 'Pontus soykırımının başlangıcı' olarak görmesinin tarihsel bir mesnetsizlik taşıdığını belirtti. Küçüker, 24 Şubat 1994'te Yunan Parlamentosu'nda alınan kararla siyasi bir boyut kazanan bu meselenin, tamamen propaganda üzerine kurulu olduğunu ve Türkiye'nin Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası bu söylemin daha fazla öne çıkarıldığını ifade etti. Türkiye'nin bu konularda savunma pozisyonunda kaldığını ancak Ermeni ve Pontus meselesi gibi konularda cevabı verilemeyecek bir durumun olmadığını, tarihsel belgelerin Türkiye'nin herhangi bir olumsuz rolde yer almadığını açıkça gösterdiğini sözlerine ekledi.
ASIL MAĞDURİYET TÜRK HALKININMIŞ
KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse ise, 'Pontus' ifadesinin siyasi bir anlam kazanmadan önce coğrafi bir terim olduğunu hatırlattı. Köse, 1919 sonrası Yunanistan'ın yenilginin etkisiyle bu meseleyi gündemde tuttuğunu, özellikle aşırı milliyetçi çevreler ve kilisenin etkisiyle iddiaları diri tutmaya çalıştığını söyledi. Ancak bu süreçte asıl mağdur olan ve ağır kayıplar veren kesimin Müslüman Türkler olduğunu vurgulayan Köse, o dönemde Pontus çetelerinin İngiltere'nin desteğiyle hareket ettiğini ve Anadolu'da halklar arasında karşılıklı çatışmalar yaşandığını belirtti. Bu nedenle bir katliamdan söz edilecekse, bunun Türk halkına karşı işlendiği görüşünü dile getirdi. Enstitü olarak doğruların bilinmesi için araştırmalar yapıp raporlar hazırladıklarını ve bunları ilgili mercilere sunduklarını ekledi.







