Zaferin 103. yılı kutlu olsun

GÜNCEL Yayınlanma : 30 Ağustos 2025 11:32 Düzenleme : 30 Ağustos 2025 11:32
Zaferin 103. yılı kutlu olsun
Atatürk’ün “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emriyle düşmanın Anadolu’dan sökülüp atıldığı kutlu gün olan 30 Ağustos’un 103. yılında Türk milleti büyük coşku yaşıyor. Peki, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın önemi nedir? İşte 30 Ağustos Zafer Bayramı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkomutanlığında Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Büyük Taarruz'un 103. yıl dönümü coşkuyla kutlanıyor.

Büyük önder Atatürk komutasındaki Türk ordusunun 26 Temmuz 1922'de başlayan ve 30 Ağustos'ta büyük zaferle taçlandırdığı Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, dünya tarihe altın harflerle yazılan en büyük kahramanlık destanlarından biri oldu.

Bugün, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük uğruna verdiği o eşsiz mücadelenin en büyük simgelerinden biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümünü kutluyoruz.

zaferin-103-yili-kutlu-olsun1.jpeg

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMININ ÖNEMİ NEDİR?
1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak türlü bahanelerle Anadolu'yu işgale başladı. Ordusunun cephanesi elinden alınan Türk milleti, zor durumda bırakılmaya çalışılıyordu.

Halide Edip Adıvar'ın "Türk'ün Ateşle İmtihanı" kitabında anlattığı işgal günlerinde, itilaf donanması İstanbul'a, Fransızlar Adana'ya, İngilizler Urfa, Maraş, Samsun ve Merzifon'a, İtalyanlar, Antalya ve Anadolu'nun güneybatısına yerleşti.

15 Mayıs 1919'da İtilaf devletlerinin izniyle Yunan Ordusu İzmir'e çıkarma yaptı.

zaferin-103-yili-kutlu-olsun2.jpeg

TÜRK MİLLETİ, ‘MİLLET OLMA BİLİNCİNİ’ GÖSTERDİ
Bu durum karşısında Türk milleti, tarih boyunca gösterdiği "millet olma bilinci" içerisinde işgallere karşı kuvayı milliye hareketini başlattı. İki seçenek vardı, ya işgal güçlerine teslim olunacak ya da yıkılan yakılan bir ülke yeniden ayağa kalkacak ve küllerinden doğacaktı.

1920'de TBMM'nin açılması üzerine işgal güçleri tüm baskıcı politikalarını Atatürk ve silah arkadaşları üzerine yoğunlaştırdı, özellikle Batı Cephesi'nde hareketlilik başladı. Yunan ordusu 1921'de Polatlı'ya kadar geldi. Polatlı'da dünyanın en uzun sürecek meydan muharebesinin hazırlıkları yapılıyordu.

Sakarya'da 22 gün 22 gece süren kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz'u başlatan harekat emrini verdi.

zaferin-103-yili-kutlu-olsun3-001.jpeg

ÖZGÜRLÜK ATEŞİNİN YANDIĞI İLK GÜN
Başkomutan Mustafa Kemal, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi yönetmek üzere Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe'de yerini aldı.

Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekatın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe'yi ele geçirdi ve Belentepe ile Kalecik Sivrisi'nden düşmanı uzaklaştırdı.

Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasındaki 15 kilometrelik alanda, düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5'inci Süvari Kolordusu, düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu, 2'nci Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

Türk ordusu, 27 Ağustos sabahı bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar, 8'inci Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustos'ta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5'inci tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi.

zaferin-103-yili-kutlu-olsun4.jpeg

KUTLU ZAFERİN TARİHİ BELİRLENDİ
29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustos'ta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk Ordusu'nun Kurtuluş Savaşı'nda kazandığı en önemli zaferin arifesinde, 30 Ağustos sabahında şimdi belde olan Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emrini verdi.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk ordusunun, 26 Ağustos'ta başlayan Meydan Muharebesi'nde Dumlupınar'da Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etmesiyle zafere ulaşıldı. Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı.

Büyük Zafer'in ertesi günü, 31 Ağustos'ta Zafertepe Çalköy'de bir evin bahçesindeki kırık kağnının üzerine muharebe alanlarının haritasını koyan Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir'e girme görüşünde birleşti.

zaferin-103-yili-kutlu-olsun5.jpeg

‘ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ’
Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer sonrası 1 Eylül'de Dumlupınar'da, Batı Cephesi'ndeki tüm subay ve erlere okunmak üzere yayımladığı bildiride, şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi'nde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını, inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ettiniz. Büyük ve seçkin ulusumuzun fedakarlıklarına layık olduğunuzu kanıtladınız. Sahibimiz olan büyük Türk ulusu, geleceğine güvenmekte haklıdır. Savaş alanlarındaki başarı ve fedakarlıklarınızı yakından görüp izliyorum.

Ulusumuzun size olan övgülerinin iletilmesine aracılık etme görevinin arkasını bırakmayacak, sürekli olarak yerine getireceğim. Ödüllendirme için Başkumandanlığa öneride bulunulmasını, Cephe Kumandanlığına buyurdum.

Bütün arkadaşlarımın, Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün gücüyle sürdürmesini talep ederim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!"

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emriyle birlikte düşman bozguna uğratıldı, işgalci ordular Anadolu’dan sökülüp atıldı.

zaferin-103-yili-kutlu-olsun6.jpeg

CUMHURİYET’İN YOLU AÇILDI
Bu zafer sadece askeri bir başarı değildi; Türk milletinin esareti reddedişinin, boyun eğmeyişinin, kendi geleceğini kendi elleriyle yazışının simgesiydi.
Bu zaferle birlikte Cumhuriyet’in yolu açıldı. Halkın iradesine dayanan, çağdaş, laik ve bağımsız bir devletin temelleri Dumlupınar’da atıldı.

27 Ağustos'ta Afyonkarahisar, 30 Ağustos'ta Kütahya'nın kurtuluşunu 1 Eylül'de Gediz, 3 Eylül'de Emet ve Tavşanlı'nın kurtuluşları izledi, 9 Eylül'de İzmir'de Yunan Ordusunu denize döken Türk ordusu, Mustafa Kemal Paşa'nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirdi.

Atatürk'ün şu sözleri, bu zaferin anlamını en iyi şekilde ortaya koyar: “30 Ağustos, Türk tarihinin en büyük zaferidir. Bu zafer, Türk milletinin hürriyet ve istiklal düşüncesinin ölümsüz anıtıdır.”

zaferin-103-yili-kutlu-olsun7.jpeg

BUGÜN BİZE DÜŞEN SORUMLULUK
Bugün, 103 yıl sonra hâlâ aynı coşku ve aynı gururla kutladığımız bu büyük zafer, bize sadece geçmişi değil, bir sorumluluğu da hatırlatıyor: Cumhuriyet’i korumak, özgürlüğe sahip çıkmak, bağımsızlığı sonsuza dek yaşatmak.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.