ZMO’dan çiftçi için acil çağrı: Önlem alınmazsa fiyatlar uçacak!

TARIM-HAYVANCILIK Yayınlanma : 08 Mayıs 2025 14:47
ZMO’dan çiftçi için acil çağrı: Önlem alınmazsa fiyatlar uçacak!
Türkiye’de nisan ayında yaşanan zirai don ve üreticinin artan maliyetler nedeniyle tarımdan çekilme hazırlığının sebze ve meyve fiyatlarını daha da artıracağı belirtiliyor. ZMO Genel Başkanı Suiçmez, iktidarın gıdada pahalılığının önüne geçmek için acilen

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez, girdi maliyetleri nedeniyle yüksek olan meyve ve sebze fiyatlarının bu yıl gıda arz açığı nedeniyle daha da yükseleceğine dikkat çekerek hükümetin bir an önce tedbir almasını istedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 10-14 Nisan tarihleri arasında 36 ilde etkili olan zirai don felaketine ilişkin hasar tespit çalışmalarını hâlâ açıklamadığına dikkat çeken Suiçmez, “Yüzde 100’e varan ürün kaybı yaşanan yerlerde çiftçi bu yıl gelir elde edemeyecek. Harcadığı maliyetin karşılığını dahi alamayan üretici, önümüzdeki sezon için üretim yapamayacak duruma gelebilir. Bu da hem gıda arzında açık hem de sebze-meyve fiyatlarında ciddi artış anlamına gelir. Ayrıca ihracatımız da olumsuz etkilenecek” dedi.

Zirai don olayından ülke açısından da önemli ihraç kalemlerinin yer aldığı kiraz, fındık, kayısı gibi ürünlerinde yüzde 90'lara varan zararlar gördüğünü söyleyen Suiçmez, zararların karşılanması için ek bütçe talebinde bulundu.

“ÜRETİCİ TARLASINI TERK EDİYOR”

Suiçmez, üreticilerin zor durumda olduğunu ve yaşanan gıda enflasyonunun nedeninin doğal afetlerde değil tarım politikalarında aranması gerektiğine işaret ederek, “Üretici zaten üretim maliyetleri ve düşük gelirler yüzünden tarlasını terk ediyor. Bu tür olumsuz olaylar da bu üretim alanlarından çekilmeyi arttıracaktır.

Gecikmeden acil önlem alınmalı. Yaşanan gıda enflasyonunun nedeni de iklime bağlı olaylar değil, bütün olarak değerlendirmek, iklime yönelik de ek destek paketinin açıklanması gerekir. Bugün Bakanlar Kurulu toplanacak. Umarım böyle bir açıklama yapılır” diye konuştu.

“ÜRETİCİMİZİN KAYBEDECEK BİR DAKİKASI YOK”

Suiçmez, şöyle devam etti:

“Gün geçmiyor ki herhangi bir ilimizde, herhangi bir üründe; don zararı, dolu zararı haberleri gündeme gelmesin. Şubat, mart, nisan aylarında Tarım Orman Bakanlığı'na göre 16 meyvede ama bize göre çok sayıda meyve, sebze ve tarla ürünlerinde çok ciddi don zararı yaşadık. Maalesef geçen zamana rağmen hasar tespit çalışmaları bakanlık tarafından henüz açıklanmadı. Üreticilerimizin ise kaybedecek bir dakikası yok.

Örneğin; Karadeniz’in yüksek kesimlerindeki fındık, Afyonkarahisar ve Niğde dahil kiraz, elma, kayısı bunlar en önemli ihraç kalemlerimiz. Ve çiftçilerimizin ihracat üzerinden yüksek gelir sağladıkları ürünler. Şu anda kirazda yüzde 90’lara varan zarar var. Kayısı da öyle, fındıkta öyle, elma da öyle.

“FİYATLAR ZATEN YÜKSEKTİ, DAHA DA YÜKSEK OLACAK”

Tarımda çiftçilerin devam etmesi için onların masraflarının karşılanması gerekir. Yüzde 100’e varan hasarda eğer bu yıl çiftçinin cebine hiçbir gelir girmeyecekse ve yaptığı harcamaların karşılığını bile alamıyorsa bu önümüzdeki yılda hepimizin tüketmesi gereken sebze ve meyveler için çok ciddi sorunlara yol açacaktır. Meyve fiyatları zaten yüksekti, bu sene gıda arz açığı nedeniyle daha da yüksek olacak.

İhracat kalemlerimizde düşüş olacak. Bu durumda kamu yönetiminin yapması gereken gecikme değil. Konuyu sadece TARSİM’li çiftçilere TARSİM ödemelerine bağlamak da çözüm değil. Çünkü Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olmayan çok sayıda bitkisel üretim, meyve ve sebze, tarla ürünü üreten çiftçimiz var. Bunların hasarlarını kim karşılayacak? Bunu geçtiğimiz günler de sormuştuk.

Ayrıca TARSİM boyutunda da henüz tespit ve ödemeler gündemde değil. Örneğin kiraz boyutundan ele alırsak, don zarar paketleri yüksek boyutlardaki prim ödeme gerekçeleri yüzde 40’lara varan kesintiler nedeniyle sigorta yaptıran çiftçi sayısı zaten az onun içerisinde de bunların hasarlarının karşılanmalarını çok düşük olacak.

“‘İKLİM KAYNAKLI GIDA ENFLASYONU VAR’ DEMEK KOLAYCILIK OLUR”

Zirai don zararlarının yanı sıra dolu zararlarını yaşadık yaşamaya da devam ediyoruz. Çukurova tarlalarında buğdayda dolu zararları gündemde. Sel zararları gündeme gelecek. Dolayısıyla en son açıklanan enflasyon verilerine göre yüzde 30’luk bir gıda enflasyonu var. OECD ülkelerinde birinciyiz. Dünyada ilk 5’teyiz.

Çiftçinin para kazanamadığı, bahçe ve raf arası fiyat farkının 5 kat olduğu bir ortamda; üretim sorununu çözmeden, girdi maliyetlerini düşürmeden, destekleri zamanında vermeden TARSİM’i devlet desteğiyle yaygınlaştırmadan, gıda tedarik zincirini kısaltmadan, tüketici gelirlerini arttırmadan sadece ‘iklim kaynaklı gıda enflasyonu var’ demek hep söylüyoruz, kolaycılıktır.

“HASAR TESPİTİ HEMEN VE GERÇEKÇİ YAPILMALI”

Zirai don zararı, dolu zararı, sel zararı gündemde ayrıca yaşayacağımız kuraklık zararı da gündemde. Tarım doğaya bağlıdır. Üstü açık sanayi gibi düşünmek gerek. Her türlü meteorolojik olaydan bir şekilde etkileniyor. Burada Anayasa'nın 44 ve 45’inci maddelerine göre devlet üreticiyi korur.

Biz somut adımlarla, hasar tespitlerin hemen yapılmasını, gerçekçi yapılmasını çiftçilerin harcadıkları maliyetlerin ödenmesini, borcu borçla döndürdüğü için kısa vadeli borçlar dahil borçların faizlerinin silinmesini ve ötelenmesi, BAĞKUR borçlarının mutlaka ötelenmesini ve oluşabilecek fiyat artışı boyutunu da ya ihracat yasağı ya da daha fazla ithalat gibi yollara başvurulmamasını, üreticilerimizin bu yıl ki hasarlarının karşılanırken seneye de üretime devam edebilmesi için budama bakım gibi zorunlu harcamalarının da hızla karşılanmasını talep ediyoruz.

“TARIMA CAN SUYU İÇİN EK BÜTÇE HEMEN ŞİMDİ'”

Tarımdan tasarruf edilemez. Kaynak yok demek çözüm değil. Yeterli kaynak var. O kaynak eğer üreticilerimize verilirse en azından üretici alandan çekilmez. Gelecek yıl ve yılları da kaybetmeyiz. Gıda üretimindeki süreklilik aynı zamanda da tüketici olarak bize ucuz, sağlıklı ürünlerin gelmesini sağlayacak. O yüzden gecikmeden üreticilerin sorunu çözülmeli.

Bu sorun aynı zamanda hayvancılık sektöründe de yem maliyetleri, süt fiyatları, dışardan gelen etin çözüm olmadığı boyutunda bir bütün olarak ele alınmalı. Tarıma can suyu hemen şimdi, çiftçiye can suyu hemen şimdi bunun için de ek bütçe hemen şimdi.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.