Konyalım şarkısının Yunan bir kız tarafından Konyalı bir erkeğe aşkını ilan etmek için yazıldığını ileri sürdü. Ancak Konya'nın simge türküsü “Konyalım” 117 yıllık köklü geçmişiyle kültürel hafızamızda yerini koruyor. Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz’ün bu ezginin tarihsel kökenlerini bilimsel verilerle ortaya koyarak sosyal medyada yayılan asılsız anlatılara net bir cevap verdi.
ÖNCE ETLİEKMEĞE EL UZATTILAR
Türkiye'ye ait yiyecekler başta olmak üzere birçok ürüne sahiplenen ve kendilerine ait olduğunu ileri süren Yunanlılar, Konya'ya ait simgeleşmiş yiyecek ve şarkılara da sahip çıkıyor. Dolma, baklava gibi meşhur yiyeceklerin sonuna “ki” harfi getirerek kendilerine ait olduğunu ileri süren Yunanlılar geçtiğimiz aylarda Konya’nın meşhur lezzeti Etliekmeği de sahiplenmiş ve kendilerine ait olduğunu iddia etmişti. Konyalılar ise “Etliekmek, Konya dışında bir yerde yenilmez” diyerek sert bir şekilde yanıt vermişti.

ŞİMDİ 'KONYALIM' ŞARKISINA SAHİPLENİYORLAR
Bu kez Yunanlılar Konya’nın meşhur şarkısı olan “Konyalım” şarkısını sahiplenmeye başladı. Yunanistan’da oldukça popüler olan 'Konyalım' şarkısının kendilerine ait olduğunu iddia etmeye başladı. Rivayete göre, Konyalım türküsü Yunan bir kız tarafından Konyalı bir erkeğe aşkını ilan etmek için yazılmış. Osmanlı Girit Adası’nı fethettiği zaman Konyalı bazı aileleri oraya yerleştirmiş. Orada yaşayan Yunan bir Konyalı ailenin delikanlı oğluna aşık olduğu için yazılmış. Konyalım türküsü Konya’da popüler olduğu kadar Yunanistan’da da oldukça popüler. Orada yapılan festival, düğün gibi eğlencelerde bu türküde bizde olduğu gibi karşılıklı bir şekilde parmaklarını şıklatmadan oynuyorlar.

CEVABI TOKGÖZ VERDİ
Ancak Konya'nın simge türküsü “Konyalım” 117 yıllık köklü geçmişiyle kültürel hafızamızda yerini koruyor. Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz’ün bu ezginin tarihsel kökenlerini bilimsel verilerle ortaya koyarak sosyal medyada yayılan asılsız anlatılara net bir yanıt verdi. Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz Konya halk müziği araştırmaları kapsamında Konyalım türküsünün 117 yıllık tarihini araştırdı. Tokgöz bu inceleme ve araştırma çalışması ile sosyal medyada Konyalım türküsü ile hiçbir dayanağı olmayan post-truth sanal iddialar ve uydurma hikayelere bir son verilmesini amaçladığını belirtti.

117 YILDIR ÇALINIP SÖYLENİYOR
Araştırmasını basınla da paylaşan ve sosyal medyada da bu durumu gündeme getiren Ömer Tokgöz, ''Konyalım türküsü bir asırdan fazla bir zamandır söylenen bir Konya türküdür. Türkiye içinde ve ülkemiz dışında da bilinen ve yaygın bir şekilde icra edilen melodik bir ezgidir. Taş plak döneminden beri Konyalım türküsü 1908 yılında plaklara okunmuş ve 117 yıldır çalınıp söylenmektedir. Konyalım türküsü ülkemizde gerçekleştirilen birçok konser, düğün ve eğlence amaçlı etkinliklerde yaygın biçimde çalınmaktadır. Türkü temel olarak ironik ve satirik benzetmeler içerir ve Konyalı’ya bir sesleniş ve duyulan hayranlık tasvir edilmektedir.

KONYALI İNSANLARLA ÖZDEŞLEŞMİŞTİR
Konyalım Türküsü hareketli ve neşeli bir Konya türküsü olarak 117 yıldır söylenmektedir. Konyalım türküsü ilk kayıtları 1908 yılında taş plağa okunmuştur. Hem Osmanlı hem Cumhuriyet döneminde türkü ve şarkı formunda hafızlar ve hanendeler tarafından seslendirilmiştir. Konya şehri ve Konyalı insanlar ile özdeşleşen hareketli bir kaşık ve oyun havası olarak bilinmektedir. Konyalım türküsü hakkında en eski kayıt Osmanlı devleti zamanında 1908 yılında İstanbul’da Hafız Aşir Efendi tarafından taş plak kaydı olarak yapılmıştır. Daha sonra ikinci eski kayıt yine 1908 yılında İbrahim Efendi ve 1917 yılında Kemani Minas Efendi tarafından taş plaka okunmuştur. Cumhuriyet döneminde ise en eski plak kaydı 1929 yılında Muganni Hamit Bey tarafından yapılmıştır.

TRT ARŞİVİNDE YER ALIYOR
TRT repertuarında Konyalım türküsü Konya yöresinden derlenen bir türküdür. Konyalım türküsü kaşık havası formunda, Hüseyni makamında ve 4/4’lük bir ritme sahiptir. Konyalım türküsü anonim halk arasında ve repertuar kayıtlarında “Hani ya benim elli dirhem kesdenem” sözleriyle de bilinir. İlk kez 1940’ta Muzaffer Sarısözen tarafından “Konya folklor ekibinden” derlenip TRT arşivine alınmıştır.

MÜBADELE İLE GELENLER YUNANLILAR OKUDU
Özellikle Yunanistan'da mübadele sonucu Anadolu'dan gelen sanatçılar Konyalım türküsünü Türkçe ve Rumca olarak 1930’lu yıllardan itibaren plaklara okumuşlardır. 1960’lı yıllarda Stelios Kazantzidis’in seslendirdiği, Türkçe versiyonuyla popülerlik kazanan Konyalı türküsü, Rum mübadillerin geleneksel kutlamalarında seslendirdikleri, her yıl anma gecelerinde duyulabilecek geleneksel bir ezgidir. Konyalı ezgisi bu özel günlerde, geleneksel kıyafetler içerisinde sergilenen, İç Anadolu’nun karakteristik bir oyunu olan kaşık oyununa eşlik etmektedir. Konyalım türküsü 1960 ile 75’li yıllar arasında ülkemizde yapılan Anadolu rock, Türkçe sözlü hafif müzik uyarlamalarında bu tarza uyarlanan ilk türkülerden olmuştur.
GİRİT ADASI SÖYLENCESİ BİR SOSYAL MEDYA UYDURMASIDIR
Konya kent kültürü ve tarihi üzerine uzun yıllardır araştırmalar yapan Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz, “Konyalım” türküsünün Girit'le ilişkilendirilmesinin gerçekle bağdaşmadığını belirtti. Kapsamlı incelemelerinde, bu türküye Girit kültüründe rastlanmadığını belirtti. Konyalım türküsünün İstanbul’da taş plaklara okunması ise o günkü teknolojik imkanlar ve İstanbul’daki kültürel ve sosyal potansiyele, ticari gelişmelere bağlıdır.
GİRİT'TE NE KONYA VAR NE DE KONYALI
Girit’in fethi sürecinde yeniçeri ordusunda Konya kökenli askerler bulunduğu bilgisi bulunmamaktadır. Fetih sonrası ya da başka bir zaman Girit adasına Konya’dan yapılan herhangi bir göç bilgisi de bulunmamaktadır. Girit Adası’nda Konya adını taşıyan bir yerleşim yeri bulunmamaktadır. Sadece 1880’ li yıllarda Hanyada kurulan ve 1924 yılında kapanan bir Mevlevihane bulunmaktadır. (Ayşe Nükhet Adıyeke -Nuri Adıyeke, Osmanlı Dönemi Kısa Girit Tarihi, Türkiye İş Bankası, 2011, İstanbul)
GİRİT ADASI İLE KONYA'NIN ALAKASI YOK
Konyalım türküsünün, sosyal medyada sıkça paylaşılan “Giritli bir Rum kızının Konyalı bir delikanlıya aşkı” şeklindeki anlatımlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bu romantizm edilen hikâyenin, 16. yüzyıldaki Girit'in Osmanlı tarafından fethiyle veya bölgenin tarihsel süreciyle de herhangi bir bağlantısı yoktur. Girit Adası 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı’dan kopmuş, kısa süreli özerklik döneminden sonra Yunanistan’a bağlanmıştır. Bu süreçte Giritli Müslümanlar büyük acılarla yerlerinden edilmiş, bir kısmı Libya, Filistin ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerine göç etmek zorunda kalmıştır. Girit adasındaki yerli ahali ve fetih ile yerleşen Türklerin folklorik mirasında Konya’yla ilişkilendirilebilecek herhangi bir türkü ya da “Konyalım” benzeri bir ezgi yoktur. Ege Üniversitesince yapılan bir çalışmada Girit mübadillerinden derlenen türkü, ninni ve masal gibi folklorik derlemeler yayınlanmıştır. Bu çalışma içinde Konya ve Konyalım ile ilgili bir başlık, metin ve kelime ise bulunmamaktadır.''




