DOLAR 8,5554
EURO 10,1142
ALTIN 495,23
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 31°C
Parçalı Bulutlu
Konya
31°C
Parçalı Bulutlu
Sal 31°C
Çar 31°C
Per 30°C
Cum 31°C

BADEM ŞEKERİ

31.01.2017
114
A+
A-

Badem şekerini bilirsiniz.

Kabuğundan ayıklanmış bademin üzerinin tatlı ile kaplanmış halidir.

İçi badem, dışı da tatlı olunca adı da ‘badem şekeri oluyor.

Bu soğuk kış gününde nereden çıktı bu badem şekeri diyenleriniz oluyordur.

Kış geceleri uzun olduğu için kuruyemiş tüketimi de artıyormuş.

Oradan aklıma geldi sanmayın.

150 yıldır ülkemiz ve milletimiz üzerinde oynanan oyunları bir kez daha hatırlatmak için hikayeli bir anlatım yapayım istedim.

Yolcu otobüsü şoförlerine en ilginç hikayelerini anlatmaları için düzenlenen programda orta yaşlı bir şoförün anlattığı hikaye programa katılanları gülmekten kırıp geçirdi.

Hikaye şöyle.

“İstanbul dan Maraş a gitmek için Topkapı dan hareket ettik. O zamanlar otobüs terminali Topkapı daydı.

Afyon a yaklaştığımız da arka koltukta oturan yaşlı bir teyze bana beş on dakika arası biraz yumuşamış badem veriyordu. Bende avucuma bırakılan bu bademi hiç bakmadan ağzıma atıyor bir-iki çiğnemeyle yutuyordum.

Ancak teyzenin badem verme işi ara- ara olduğundan ben yolun rahatlığını fırsat bilerek arkaya dönüp teyze; “Bademi tek, tek vereceğine bir avuç ver. Ben onu kendim rahatça yiyeyim. Böyle sıkıcı oluyor” dedim.

Bu sözlerin üzerine teyze de bana gülerek,” Evladım o badem şekeri. Dişlerim sıkıntılı olduğu için ben şekerini yiyorum. Bademini de sana veriyorum”

Bu hikaye bize çok şeyi anlatmıyor mu?

Hafızalarınızı bir tazeleyin.

Yerli otomobil, yerli uçak.

Traktör, İş makinaları, Akıllı telefonlar gibi teknolojik ürünler.

Bunlara çok ihtiyacımız yok mu?

Bu ürünleri en çok ithal eden ve kullanan bir toplum değil miyiz?

Ama üretemedik, ürettirmediler.

Yerli işbirlikçileri ile elimizi kolumuzu bağladılar.

Millet olarak bizi ‘montaja mahkum ettiler.

Bu ürünleri ithal ettiğimiz için milyarlarca liramız bize düşmanlık yapan, vatan hainlerini ağırlayan Almanya ya gidiyor. Fransa ya gidiyor. ABD ye gidiyor. İtalya ya gidiyor. İngiltere ye gidiyor.

Kanımız emiliyor.

Bütçemiz deliniyor.

İki paralık Avrupalı bu ülkenin Dışişleri Bakanına “Para lazım olunca bize gelirsiniz” deme terbiyesizliğinde bulunuyor.

Para bizim. Sömürü ile eline geçiriyor.

Yerli otomobil hikayesini hepiniz bilirsiniz.

Yerli uçak da ondan farklı değil.

Denk bütçe, Havuz Sistemi, Ağır sanayi hamlesi milletimizi prangadan kurtaracaktı.

Yolunu açacaktı.

Bizi montaja mahkum eden bu sistemi al- aşağı edecekti.

Balans ayarı çektirdiler.

Ancak millet şimdi bu ayarı bozacak. Bizi montaja mahkum eden sistemi yerli işbirlikçileriyle birlikte tarihe gömecek. Sistemi al-aşağı edecek.

Yıllardır bademin şekerini yediler.

Dişlerinin basmadığını da bize yedirdiler.

Hem de ıslatarak.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.