Akciğer kanseri alarmı: 20 yıl sigara içenler acil taramadan geçmeli, ölüm oranları ürkütücü!
-
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kıyık, akciğer kanserinin hem dünya hem de Türkiye genelinde kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer aldığını belirtti. Uzun yıllar sigara kullanan kişilerin erken tanıyla hayatlarının kurtarılabileceğini vurgulayan Kıyık, "Yaklaşık 20 yıl boyunca günde bir paket sigara içmiş, 50 ila 77 yaş arasındaki kişiler risk grubunda yer alıyor. Bu kişilere düşük doz bilgisayarlı tomografi çekildiğinde, 100 kişiden 4’ünde erken evrede akciğer kanseri teşhisi koyabiliyoruz" dedi.
-
Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) tarafından düzenlenen kongrede konuşan Dr. Kıyık, hastalığın görülme sıklığı ve ölüm oranlarının endişe verici boyutlarda olduğunu söyledi. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,5 milyon akciğer kanseri vakası görüldüğünü ve bunların 1,8 milyonunun ölümle sonuçlandığını aktardı. Türkiye'de ise yılda 50 bin yeni vaka tespit edildiğini ve maalesef 35 bin kişinin hayatını kaybettiğini kaydetti. Kıyık, "Akciğer kanseri maalesef tüm dünyada ve Türkiye’de kanserler içerisinde ölüm sırasında birinci sırada yer alıyor" ifadelerini kullandı.
-
Tarama programlarının temel amacının hastalığı oluşmadan önlemek veya erken evrede yakalamak olduğunu belirten Kıyık, risk grubunu şu şekilde açıkladı: "Yaklaşık olarak 20 yıl günde bir paket sigara içmiş bir insan 50 ila 77 yaş arasındaysa, akciğer kanserinin en fazla görülme yaşları bu yaş grupları oluyor." Bu kişilere düşük doz bilgisayarlı tomografi önerildiğini, bunun radyasyon maruziyetini azalttığını ve kanser vakalarının başlangıç aşamasında tespit edilmesine olanak sağladığını belirtti. Kıyık, taramaların sigaranın yol açtığı diğer akciğer hastalıklarını da ortaya çıkarabildiğini ve erken tanının çok yönlü fayda sağladığını ekledi. Ayrıca, genç yaşta sigaraya başlayanların da ciddi risk altında olduğunu ve 14 yaşında başlayıp 34 yaşında hayatını kaybeden bir hastanın örneğini paylaştı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nuri Tutar ise akciğer damarına pıhtı atması (pulmoner emboli) durumunun ani ölümlere yol açabilen ciddi bir tablo olduğunu ve sıklıkla kalp krizi ile karıştırılabildiğini belirtti. Uzun yolculuklar ve hareketsizlik gibi durumların riski artırdığını, bu nedenle uzun yolculuklarda iki saatte bir mola verilmesi gerektiğini vurguladı.








