Çanakkale'nin gizli kahramanı: Nail Memik'in hayat hikayesi
-
Araştırmacı gazeteci Şükrü Gökkaya, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde Safranbolu’ya bağlı Akören köyünde 1916 yılında doğan Vali Nail Memik’in, Çanakkale Şehitlikleri’nin ve Çanakkale Destanı’nın anıtlaştırılması çalışmalarına ilk imzayı atan kişi olduğunu duyurdu.
-
Gökkaya, Çanakkale Zaferi’nin yalnızca Türk tarihi için değil, dünya tarihi açısından da önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek, “Yalnızca Türk tarihi için değil, dünya tarihi için en önemli zaferlerden biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıldönümündeyiz” ifadelerini kullandı. 1916 yılında Akören köyünde dünyaya gelen Nail Memik’in hayat hikâyesini aktarırken, “1940 yılında Mülkiye mezunu olan Nail Memik, Karabük’ün yetiştirdiği ilk mülkiye idare amirlerinden biridir. Ülkenin birçok yerinde kaymakamlık yaptı, gittiği her yerde çok sevildi, gözyaşlarıyla uğurlandı” dedi.
-
Memik’in Çanakkale ile olan bağının görev sürecinde ortaya çıktığını belirten Gökkaya, “Memik, Çanakkale vali yardımcısı oldu. Çanakkale Valisi’nin hastalanması üzerine 5 yıl boyunca Çanakkale Valiliği’ne vekâlet etti. Bu süreçte halkla birlikte kurduğu cemiyetle Çanakkale Şehitlikleri’nin ve Çanakkale Destanı’nın anıtlaştırılması çalışmalarına ilk imzayı atan isim oldu” dedi. Gökkaya, Memik’in Yahya Çavuş ve arkadaşları için yazdığı dörtlüğü de paylaştı: “Bir kahraman takım ve de Yahya Çavuş’tular. Tam üç alayla burada gönülden vuruştular. Düşman tümen sanırdı bu şahane erleri. Allah’ı arzu ettiler, akşama kavuştular.” Son olarak, Nail Memik’in devlet hizmetindeki başarılarına değinen Gökkaya, Edirne vali yardımcılığı, Bitlis ve Kırklareli valilikleri görevlerinde bulunduğunu ve “Bitlis’te halkla birlikte 20 milyon lira bağış toplayarak Türk Hava Kuvvetleri’ne uçak alınmasına öncülük etti. Kırklareli’nde ise Kıbrıs olayları sürecinde orduyu yeniden organize ederek önemli hizmetler verdi” diye konuştu. 1989 yılında hayatını kaybeden Nail Memik’in mezarının Akören köyünde olduğunu belirten Gökkaya, Memik’in rubai ve gazel tarzında şiirlerinin bulunduğunu, bazı şiirlerinin de bestelendiğini ifade ederek, “Her dilberi sevdik, neme lazım demedik. Her badeyi içtik, ceme lazım demedik. Hoyratça döküp her şey gözyaşlarını, bir katrede en son geme lazım demedik” dizelerini okudu.








