Doğu Türkistan'ın kaderi, İrfan Meclisi'nde masaya yatırıldı: Çin'in geleceği sorgulandı
-
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği tarafından Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla düzenlenen İrfan Meclisi'nin son konuğu, Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar oldu. Avşar, Doğu Türkistan meselesini tüm boyutlarıyla irdeleyerek, mevcut politikaların ve karşılaşılan risklerin altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti'nin geleceğine dair çarpıcı analizler yapan Avşar, Sovyetler Birliği'nin akıbetinin Çin'i de beklediğini ve bir dağılma sürecine gireceğini öne sürdü.
-
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağı'nda gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını yapan TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Doğu Türkistan davasına ömrünü adamış Prof. Dr. Avşar'ı ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Avşar, konuşmasına Çin'in günümüzdeki nüfuzunu artırma politikalarına değinerek başladı. Tarihi sürece dikkat çeken Avşar, Doğu Türkistan'daki Çin işgalinin 18. yüzyılın ikinci yarısında, bölgedeki iç karışıklıklar nedeniyle başladığını belirtti. İşgal sonrası Türklerin bağımsızlık mücadelesi verdiğini ve 25 Ekim 1949'daki Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurduklarını vurguladı. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" diyen Avşar, bu devletlerin uluslararası çıkarlarla uyuşmaması nedeniyle ayakta kalamadığını ifade etti. Çin'in, işgalden bu yana Doğu Türkistan'ın Türk-Müslüman kimliğini sistematik olarak asimile etmeye çalıştığını, 11 Eylül sonrası Müslüman karşıtlığından faydalanarak bu çabalarını artırdığını ve 2016 sonu itibarıyla toplama kampları aracılığıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü söyledi.
-
Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, soykırımın yanı sıra zorunlu "misafirlik" ve dijital gözetim gibi baskı politikalarıyla dini ve milli kimlik tezahürlerine dahi izin verilmediğini, ancak Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azminin kırılamadığını belirtti. Aynı zamanda Avşar, Çin'in kaçınılmaz bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ileri sürdü. Ekonomi yoluyla uygulanan yayılma politikalarının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, Çin'i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini ve bunun emarelerinin şimdiden görüldüğünü ifade etti. Çin'deki askeri konsey üyelerinin tutuklanması gibi olayların açık bir iç gerginlik barındırdığını ve bu tür gerginliklerin Çin tarihinde hanedanlıkların parçalanmasına yol açtığını hatırlattı. Çin'in etnik yapısının da karmaşık olduğunu ve birçok grubun ayrılma mücadelesi verdiğini dile getiren Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" diyerek sözlerini tamamladı. Yaklaşık üç saat süren toplantıya Erzurum'un önde gelen yetkilileri, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından toplantı, Uluslararası Hak İzleme Merkezi Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
-








