El emeğiyle aydınlanan bir zanaat, geleceğe umutla bakıyor: Yaşar Usta'dan meslek çağrısı
-
Bir zamanlar karanlığı delip geçen mumlar, şimdi evlere sıcaklık ve estetik katan zarif objelere dönüştü. Giresun'daki atölyesinde, 71 yaşındaki Yaşar Çakır, değişen çağın izlerini el emeğiyle süsleyerek geleneksel mum üretimini yaşatmaya devam ediyor. "Kerasus Altın Mum" adıyla yaklaşık 20 yıldır hem dekoratif hem de işlevsel mumlar üreten Çakır, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde bu zanaatı sürdüren son isimlerden biri olarak tanımlıyor kendini.
-
Yaşar Usta, mumun artık sadece bir ışık kaynağı olmaktan çıkıp estetik bir yaşam kültürünün parçası haline geldiğini vurguluyor. Elektriğin ulaşmadığı köylerde ve uzun kış gecelerinde bir zamanlar vazgeçilmez olan mumun, günümüzde de özellikle uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşandığı bölgelerde veya savaş ortamlarında hala önemli bir ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Ancak asıl dönüşümün, mumun evlere kattığı sıcak atmosfer ve dekoratif kullanımından kaynaklandığını söylüyor. Aromatik çeşitlerin popülerliği, yemek masalarındaki nostaljik dokunuşlar, hatta sivrisinek kovucu veya sigara kokusunu gidermeye yönelik ürünlerde bile mumun yer bulduğunu anlatıyor.
-
Mumun, beklenmedik zamanlarda, özellikle afet ve savaş gibi olağanüstü durumlarda ne kadar temel bir ihtiyaç olduğunu da hatırlatıyor Yaşar Usta. Deprem bölgesine gönderdiği yarım kamyon dolusu mum örneğiyle, elektriğin kesildiği anlarda mumun değerinin nasıl bir kez daha anlaşıldığını çarpıcı bir şekilde dile getiriyor. Karadeniz ve Doğu Anadolu'da bu alanda üretim yapan başka kimsenin kalmadığını belirtirken, iyi bir pazarlama ve dinamizmle bu işin hala sürdürülebilir bir sektör olabileceğine inanıyor. Ancak yaşının getirdiği yorgunlukla artık biraz daha geri çekilme ihtiyacı hissettiğini, üretimi daha çok hobi olarak sürdürdüğünü ifade ediyor.
-
Yılların emeğiyle kurduğu atölyesinin ve bu zanaatın kendiyle birlikte son bulmasını istemediğini dile getiren Yaşar Usta, duygusal bir çağrıda bulunuyor. "Son 50 yılın ilk ve son mumcusuyum" diyerek, bu mesleği merak eden, sahiplenecek birini bulabilmesi durumunda atölyeyi devretmeye veya birlikte çalışmaya hazır olduğunu belirtiyor. Tüm düzeneklerin hazır olduğunu, tek isteğinin bu kadim mesleğin yaşamaya devam etmesi olduğunu vurguluyor. Bildiği her şeyi öğretmeye hazır olduğunu söyleyerek, geleceğe bir miras bırakma umudunu taşıyor.








