Erdoğan'dan küresel sistemin çöküşüne sert uyarı: Gazze'deki soykırım düzenin iflasını gösterdi
-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı çarpıcı konuşmada, küresel sistemin sadece siyasi ve askeri dengelerle açıklanamayacak derin bir kırılma yaşadığını vurgulayarak, mevcut düzenin Gazze'deki soykırım karşısındaki acizliğine dikkat çekti.
-
Erdoğan, dünya genelinde yaşanan güç bunalımının yanı sıra bir istikamet buhranının da söz konusu olduğunu belirtti. Gazze'de yaşananların, mevcut düzenin nelere izin verdiğini, neleri görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, "Bizim 'Dünya beşten büyüktür' şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir" dedi. Konuşmasına Kahramanmaraş'taki müessif olay nedeniyle duyduğu üzüntüyü paylaşarak başlayan Erdoğan, uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıların sadece güç dengelerindeki değişimle açıklanamayacağını, kural temelli olduğu iddia edilen sistemin, kuralların ihlal edildiği yerde sessiz kalmasının ahlaki ve varoluşsal bir krizi gözler önüne serdiğini kaydetti.
-
Gazze'deki durumun yalnızca insani bir trajedi olarak okunmasının eksiklik olduğunu dile getiren Erdoğan, son iki buçuk yılda 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 21 bini aşkın çocuğun yaşamdan koparıldığını hatırlattı. "Eğer bir sistem küvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa; bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir?" diye soran Erdoğan, uluslararası sistemin en temel insanlık sınavını veremediğini sert bir dille eleştirdi. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barış için değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Hürmüz Geçidi ile ilgili Türkiye'nin tavrının net olduğunu ve Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkının kısıtlanmaması gerektiğini belirtti. Enerji ve bağlantısallık alanlarında 'Kalkınma Yolu' gibi vizyon projeleriyle komşularla iş birliğine açık olduklarının altını çizdi.
-
Ukrayna'daki savaşın sona ermesi için adil ve eşit temsil edilen bir müzakere süreciyle barışın sağlanabileceğine inandığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu söyledi. Suriye'de huzur ve istikrarın güçlendirilmesinin bölgenin geleceği için hayati önem taşıdığını ifade eden Erdoğan, Balkanlar, Türk dünyası ve Orta Koridor gibi stratejik bölgelerdeki iş birliği ve barış vizyonlarını paylaştı. Doğu Akdeniz ve Ege'yi bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istediklerini belirten Erdoğan, Kıbrıs Türkünün iki ayrı devlet gerçeğini tüm dünyaya kanıtladığını vurguladı. NATO ve AB gibi ittifaklara değinen Erdoğan, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'e de dikkat çekerek, "Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Tarih boyunca barışın, istikrarın ve adaletin sadece güçle değil, dayanışma ile sağlandığını belirten Erdoğan, "Bir toplumu ayakta tutan sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan 'asabiye'dir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır" ifadelerini kullandı.
-
-








