İzmir'in el emeği halıları sarayları süslüyor, geleneği geleceğe taşıyor
-
İzmir'de nesillerdir süregelen el işçiliğiyle, geleneksel yöntemler ve tamamen doğal kök boyalar kullanılarak üretilen el halıları, sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da prestijli mekanlarını süslemeye devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Çankaya Köşkü gibi önemli devlet yapılarının yanı sıra, Avrupa'daki devlet başkanlarının sarayları ve tarihi binalar da bu eşsiz sanat eserleriyle donatılıyor.
-
Makineleşmenin hızla yayıldığı günümüzde, geleneksel mirasın korunması adına büyük bir titizlikle yürütülen üretim sürecinde, ustalar nesilden nesile aktarılan metotları hayata geçiriyor. Halıların ana malzemesi olan koyun yünleri Konya Karapınar'dan, parlaklık ve sağlamlık katması için ise Ankara keçisi yünleri kullanılıyor. Bu seçkin yünler özenle yıkanıp tarandıktan sonra, yöredeki kadınlar tarafından çıkrık veya kirmanda eğrilerek el ipine dönüştürülüyor. Ardından, sentetik boyalardan uzak durularak, çeşitli kök, ot ve minerallerin bakır kazanlarda kaynatılmasıyla elde edilen yüzde 100 doğal bitki bazlı pigmentlerle renklendiriliyor. Bu meşakkatli sürecin sonunda, aylar süren el emeğiyle ilmek ilmek dokunan bu eşsiz sanat eserleri, uluslararası alanda büyük talep görüyor.
-
İşletme sahibi Osman Can, babasının 1968'de kurduğu dükkanda büyüdüğünü ve çocukluğundan beri halılara büyük bir tutkuyla bağlı olduğunu belirtiyor. "Herkes işin kolayına kaçtığı için bunu yapan kimse kalmadı," diyen Can, amacıının, 14, 15 ve 18. yüzyıllarda üretilen o güzel sanat eserlerini günümüz teknolojisiyle yeniden canlandırıp gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurguluyor. Üretilen her bir halının, makine halılarının aksine, birebir aynı olamayacak kadar eşsiz bir sanat eseri olduğunu ifade eden Can, bu halıların zamanla koleksiyonerler tarafından bir araya getirilecek tarihi değerler taşıdığını ekliyor. Özellikle 120 ila 150 metrekare gibi büyük ebatlarda üretim yapabilen nadir tesislerden biri olduklarını belirten Can, Macaristan eski Başbakanı Viktor Orban'ın konutuna yaptıkları 140 metrekarelik halının, 8 dokumacının 16 ay süren emeğiyle ortaya çıktığını ve bu eserin yaklaşık 2 buçuk yıllık bir sürecin ürünü olduğunu paylaşıyor. Bu tür eserler bırakmanın, hayatındaki en büyük zevk kaynağı olduğunu dile getiriyor.
-
-
-
-
-
-
-








