İznik'in 'Sakin Şehir' ruhu tehlikede mi? Derneklerden yükselen çığlık!
-
Bursa'nın uluslararası alanda 'Sakin Şehir' (Cittaslow) unvanına sahip olan tarihi ve turistik ilçesi İznik, son dönemde artan asayiş olaylarıyla gündeme gelince, bölgedeki hemşehri dernekleri sessiz kalmadı. İlçenin adının uyuşturucu, gasp, hırsızlık ve şiddet gibi olumsuzluklarla anılmasına tepki gösteren 8 sivil toplum kuruluşu, ortak bir bildiri yayımlayarak ilçenin huzuru, güvenliği ve kardeşlik ruhunun korunması çağrısında bulundu. Yüzlerce vatandaşın da destek verdiği bu birlik hareketi, suç odaklarına karşı net bir duruş sergiledi.
-
İznik Hemşehri Dernekleri adına yapılan ortak açıklamada, bölgedeki şiddet olaylarının kamuoyunda derin bir üzüntüye yol açtığı vurgulanarak, etnik köken veya mahalle ayrımı gözetmeksizin, ilçenin huzurunu hedef alan her türlü unsura karşı kararlı bir mücadele verileceği belirtildi. Açıklamada, "Bizim meselemiz insanlar değil, suçtur" denilerek, Türk Ceza Kanunu'nun temel amacına atıfta bulunuldu. Kişi hak ve özgürlüklerinin, kamu düzeninin ve toplum barışının korunmasının elzem olduğu ifade edilirken, ayrıştırma değil birleştirme, kavga değil barış, vandallık değil medeniyet vurgusu yapıldı. Suçun milliyeti, etnik kökeni, mezhebi veya mahallesi olmadığı, kim tarafından işlenirse işlensin hukuk önünde karşılığını bulması gerektiği kuvvetle dile getirildi.
-
İznik'in, dört büyük medeniyete başkentlik yapmış, inanç ve kültürün beşiği kadim bir merkez olduğu hatırlatılarak, ilçenin uyuşturucu ticareti, gasp ve tefecilik gibi suçlarla anılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. 'Sakin Şehir' unvanına sahip bu özel yerin, huzurun, kardeşliğin ve hoşgörünün sembolü olması gerektiği belirtildi. Açıklamada, çocukların korku yerine umutla büyümesi, gençlerin suç örgütleri yerine eğitim, spor ve kültürle buluşması, ailelerin ise evlatlarını endişeyle değil güvenle sokağa gönderebilmesi gerektiği ifade edildi. Dernekler, müreffeh, aydınlık ve yaşanabilir bir İznik taleplerini dile getirerek, hiçbir mahallenin suçla özdeşleşmesini, hiçbir gencin uyuşturucu batağına sürüklenmesini ve hiçbir vatandaşın can güvenliği konusunda kaygı duymasını istemediklerini belirttiler. Bu çağrının öfkenin değil, sağduyunun; ayrışmanın değil, birliğin; kutuplaşmanın değil, kardeşliğin sesi olduğu vurgulandı.








