Libya heyetini taşıyan uçak düştü: MSB'den şok açıklamalar
-
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), ASELSAN'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Toplantıda, Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Al-Haddad ve beraberindeki askeri heyeti taşıyan uçağın düşmesi, Türkiye hava sahasına yaklaşan insansız hava araçları (İHA), Suriye'deki son durum ve Yunanistan-İsrail-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki üçlü işbirliği girişimleri gibi kritik konulara ilişkin kapsamlı açıklamalar yapıldı.
-
MSB, Ankara'dan Trablus'a gitmek üzere havalanan Falcon-50 tipi uçağın elektrik arızası nedeniyle acil durum ilan ettiğini ve Esenboğa Havalimanı'na geri dönüş prosedürlerinin başlatıldığını açıkladı. Uçakla radar temasının kesilmesi üzerine, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait iki İHA, bir CN-235 uçağı ve bir arama kurtarma helikopteri derhal bölgeye sevk edildi. Arama çalışmaları sonucunda, uçağın enkazına Ankara'nın Haymana ilçesi kırsalında ulaşıldı. Uçakta bulunan Libya Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, beraberindeki askeri heyet üyeleri ve uçuş ekibinin tamamının hayatını kaybettiği tespit edildi. Enkaz alanında uçuşa ait kara kutuya da ulaşıldı ve teknik inceleme süreci başlatıldı. Kazanın meydana geliş nedeni, devletin ilgili kurumları tarafından Libya makamlarıyla işbirliği içerisinde tüm yönleriyle inceleniyor. MSB, şehit olanlara Allah'tan rahmet, dost ve kardeş Libya halkına başsağlığı ve sabır diledi.
-
Bakanlık, düşen ve düşürülen İHA'lara ilişkin sorular üzerine, 15 Aralık'ta Karadeniz yönünden hava sahasına yaklaşan bir İHA'nın tespit edilmesinin ardından F-16'lar tarafından takip edilerek güvenli bölgede kontrollü bir müdahaleyle vurularak düşürüldüğünü hatırlattı. Havada vurularak imha edilen İHA'nın enkazına, çok küçük parçalara ayrılarak geniş bir alana dağılması sebebiyle henüz ulaşılamadığı belirtildi. Balıkesir ve Kocaeli'nde düşmüş halde bulunan İHA'ların incelendiği ve sonuçların kamuoyu ile paylaşılacağı ifade edildi. MSB, hava sahasının kontrolünün çok katmanlı mimariyle 7 gün 24 saat esasına göre sağlandığını ve bu konuda herhangi bir zafiyet bulunmadığını vurguladı. Küçük, düşük irtifalı ve düşük radar kesitine sahip İHA'ların yeni nesil bir tehdit olduğunu belirten Bakanlık, bu tür hedeflere karşı müdahalede sivil hava trafiği ve can güvenliğinin öncelikli olarak dikkate alındığını açıkladı. Olayların, Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaş sebebiyle artan İHA kullanımının bir yansıması olduğu kaydedildi. Türkiye'nin İHA'lara karşı ilave tedbirler aldığı, milli projeler ve müttefik entegrasyonlarıyla hava savunma kapasitesini sürekli geliştirdiği ve hava sahasının güvenliğini kararlılıkla sağlamaya devam ettiği bildirildi.
-
Suriye'deki son duruma ilişkin olarak, terör örgütü PKK/YPG/SDG'nin gerçekleştirdiği saldırıların Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve istikrarına zarar verdiği, mutabakat sürecini olumsuz etkilediği ifade edildi. Suriye'deki mücadelenin, istikrarlı bir Suriye isteyenler ile istikrarsız, bölünmüş bir Suriye'den yana olanlar arasında olduğuna dikkat çekildi. Türkiye'nin Suriye hükümetiyle yakın işbirliğini sürdürmeye ve 'Tek Devlet, Tek Ordu' ilkesini desteklemeye kararlı olduğu vurgulandı. İsrail, Yunanistan ve GKRY arasındaki üçlü işbirliği girişimlerine de değinilen açıklamada, bu girişimin askeri açıdan Türkiye'ye karşı bir tehdit oluşturmadığı belirtildi. Türkiye'nin bölgede istikrarın korunması ve diyalog ortamının sürdürülmesi yönündeki kararlılığını sürdürdüğü, İsrail'in açıklamalarının sahadaki gerçekler ve uluslararası hukuk çerçevesinde herhangi bir karşılığı bulunmadığı kaydedildi. Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği ve haklarına ilişkin tutumunun net ve değişmez olduğu, garantörlük yetkilerini kullanmaktan geri kalmayacağı ifade edildi. Ege ve Doğu Akdeniz'de gerilimi artıran tarafın, dışlayıcı ve tek taraflı adımlar olduğu vurgulandı. Yunan basınındaki 'hava sahası ihlali' iddialarına yönelik olarak, Türkiye'nin Ege'de gerçekleştirdiği uçuşların uluslararası hava sahasında olduğu ve sorunları diyalog yoluyla çözme eğiliminde olduğu bildirildi.
-
-
-
-
-
-








