Profesörden baba mirası dönerci dükkanına beklenmedik dönüş
-
Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yılını akademisyenliğe adayan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emeklilikle birlikte 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçerek sevenlerini şaşırttı.
-
Akademik kariyerine İstanbul Teknik Üniversitesi'nde asistan olarak başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya'daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Yıllar boyunca şehir dışında görev yapsa dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine destek olan Prof. Dr. Oğur, 2024 yılında akademisyenlik kariyerini noktaladıktan sonra tamamen döner tezgahının arkasına geçti.
-
Çocukluğundan beri mesleğin her alanında yetiştiğini belirten Oğur, üniversite eğitimi sonrası çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini anlattı. 'Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum.' diyen Oğur, babasının işine olan bağlılığını sürdürmek istediklerini vurguladı. Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri olduğunu ifade eden Oğur, 'Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor.' şeklinde konuştu.
-
Oğur, babasının işini devam ettirme isteğini şu sözlerle dile getirdi: 'Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz.'
-
-








